Türkiye Otomotiv Sanayisi, Avrupa’nın “Made in Europe” Stratejisi ile Gündemde
Türkiye otomotiv sektörü, Avrupa Birliği’nin “Made in Europe” anlayışı ve buna dair oluşturulacak yeni yatırım kuralları çerçevesinde çeşitli tartışmalara sahne oluyor. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından düzenlenen toplantıda, OSD Başkanı Cengiz Eroldu, AB’nin Çin’in rekabetçi ihracat politikalarına karşı sanayisini koruma çabalarını takdir ettiklerini, ancak Türkiye’nin bu süreçte dışarıda bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi. Eroldu, Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirinin kritik bir unsuru olduğuna işaret ederek, iki tarafın benzer politikalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
“Yeni Montaj Fabrikalarına Gerek Yok”
Eroldu, Türkiye’deki otomotiv sivil toplum kuruluşları tarafından geçtiğimiz ay yayımlanan ortak pozisyon belgesine atıfta bulundu. Bu belgede OSD, Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB) ve TAYSAD gibi kurumlar bir araya gelerek güçlü bir Avrupa otomotiv sanayisinin Türkiye olmadan mümkün olmadığını vurguladı. Eroldu, Türkiye’nin AB rekabetçiliğine önemli katkılar sağladığını belirterek, AB’nin hedefinin Çin’in agresif politikalarına karşı sanayisini korumak olduğunu anladıklarını, ancak Türkiye’nin de bu amacın bir parçası olmasının şart olduğunu söyledi. Avrupa’daki bürokrat ve parlamenterlerle diyaloglarını sürdüren Eroldu, Türkiye’nin katkı sağladığı katma değerin yeterince takdir edilmediğini ifade etti.
Çin’in Avrupa Pazarındaki Etkisi Artıyor
“Made in Europe” tartışmasında, Çinli üreticilerin yatırım yapma fırsatları da gündeme geliyor. Eroldu, Türkiye’nin yeni montaj fabrikalarına ihtiyaç duymadığını, bu yatırımların ülkeye teknoloji ve katma değer kazandırması gerektiğini belirtti. Eroldu, Türkiye’nin yerli tedarik sanayisini güçlendirecek nitelikte yatırımlar beklediğini kaydetti.
Çin’in otomotiv pazarındaki agresif hamlelerine dikkat çeken Eroldu, bu yıl içinde Çinli otomotiv ihracatının 7,1 milyon adetle %67’lik bir artış gösterdiğini duyurdu. Eroldu, Avrupalı tüketicilerin artık daha fazla Çinli otomobili tercih etmesini sağlayan faktörleri masaya yatırarak, Türkiye’nin de bu bağlamda yüksek dış ticaret açığıyla başa çıkması gerektiğini ifade etti.
Üretim Düşüşü, İhracat Gelirinde Artış
OSD’nin açıkladığı 2026’nın ilk dokuz ayı verilerine göre, otomotiv sektöründe üretim adetleri gerilerken, ihracat gelirinde artış yaşandı. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam otomotiv üretimi %6 azalarak 971 bin 159 adet olurken, otomobil üretimindeki düşüş %17’ye ulaştı. Ancak, sektördeki ihracat gelirlerinin %3 artarak 31,1 milyar dolara çıkması, yüksek değerli araçların artan payından kaynaklandığı belirtildi.
Yatırımların Son Çeyrekteki Rolü
Eroldu, şu anda otomotiv sanayisinin önemli bir yatırım sürecinden geçtiğinin altını çizerken, üretim ve ihracattaki düşüşü geçici bir durum olarak değerlendirdi. Yılın son çeyreğinde yatırımların devreye girmesiyle bu tablonun kısmen düzeltileceğini öngördü. İlk dokuz ayda toplam otomotiv pazarı %13 daralırken, yerli üretim araçların pazardaki payının arttığı gözlemlendi, bu da sektörün gelecekteki güçlü performansına işaret ediyor.
