Türk Ayakkabı Sektörü Zorlu Süreçten Geçiyor: İhracatta Düşüş ve Çin’in Rekabet Avantajı
Yener Karadeniz/İstanbul – Türk ayakkabı sektörü, ihracat pazarındaki artan maliyetler ve Çin’in sunduğu düşük faizli finansman seçenekleriyle zorlu bir mücadele veriyor. Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, Çin’in yurt dışındaki işletmelere sağladığı kredi imkanlarıyla fiyat rekabetini derinleştirdiğini belirtti. Türk üreticileri, yükselen maliyet artışlarıyla başa çıkmaya çalışırken Çin’in sağladığı uygun fiyatlar ve yüzde 1 gibi düşük maliyetli finansman nedeniyle yurt dışı alımlarında gerileme yaşandığını kaydetti.
Sıralamada Düşüş: 6’dan 10’a
Türkiye ayakkabı sektörü, 2022’den bu yana yüksek üretim maliyetleri ve finansman zorlukları ile karşı karşıya kalmış durumda. Bu süreçte, 150 bin istihdam kaybı yaşanırken, birçok üretim tesisi kapandı. Türkiye’nin ayakkabı üretiminin 2025 yılında yaklaşık yüzde 14 oranında düşerek 391 milyon çifte inmesi bekleniyor. Ülke, dünya ayakkabı üretimindeki payını da yüzde 1,6’ya gerileyerek 6. sıradan 10. sıraya düştü. İçten, sadece Türkiye’ye özgü faktörlerin değil, aynı zamanda Çin gibi ülkelerin agresif politikalarının da bu durumu etkilediğine dikkat çekti.
Rekabet Artık Fiyattan Daha Fazlasını Kapsıyor
İçten, Çin’in kredi politikalarının özellikle Orta Asya, Arap ülkeleri ve Afrika’da öne çıktığını ve ürünlerin bu bölgelerdeki alıcılara daha yakın hale getirildiğini belirtti. Türkiye’nin rekabet edebilmesi için yalnızca fiyat avantajına değil, aynı zamanda finansman ve teslimat kolaylıklarına da ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Alıcılara uygun fiyatlar sunan Çin’in stratejilerinin, Türk üreticilerinin kendi maliyetleriyle başa çıkmalarını zorlaştırdığı ifade edildi.
Alım Gruplarında Düşüş Yaşanıyor
Büyük alım gruplarının Türkiye’deki tedarik faaliyetleri de azalıyor. Inditex ve Tamaris gibi önemli markalar Türkiye’den alımlarını durdurdu; Deichmann ise alımlarını önemli ölçüde düşürdü. İçten, bu durumun yalnızca Çin’in kredi politikasıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini, üretim maliyetleri ve fiyat rekabetinin de rol oynadığını ifade etti. Türk firmaları, yüksek fiyatlı ürünler yerine daha küçük siparişler alarak pazar payını korumaya çalışıyor.
Üretim ve İşletmeler Tehdit Altında
Daralan pazarda bazı işletmeler üretim miktarlarını düşürürken, bazıları üretimden ticarete yönelmeye başlayacak. Kendi markası ile varlık gösteren firmalar, dışarıdan ürün getirerek pazarda kalma yollarını arıyor. İçten, bazı işletmelerin makinelerini beklemeye aldığını, bazılarının ise makinelerini satmak amacıyla makinecilere teslim ettiğini aktardı. Türkiye’deki ikinci el makinelerin, Çin’de üretilen yeni makinelerden daha yüksek fiyatlarla alıcı bulmasının sektördeki kaybı derinleştirdiği ifade edildi.
Türk ayakkabı sektörü, bu zorlu süreçte yenilikçi çözümler geliştirmeye çalışırken, rekabetin artması ve maliyetlerindeki artışla başa çıkma mücadelesine devam ediyor.
