Küresel Piyasaların Gözdesi: Fed ve ECB Toplantıları
Küresel finans dünyasının dikkatleri, bu hafta gerçekleştirilecek olan ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) toplantısına çevrildi. Her iki bankanın da faiz oranlarını sabit tutması beklenirken, bu kararların arkasındaki gerekçeler ve dile getirilecek mesajlar ise farklılık arzediyor. Fed, enflasyon ile ekonomik büyüme arasındaki dengeyi gözetirken, ECB, Fransa’daki siyasi ve mali belirsizliğin finansal piyasalara etkisini yönetmeye odaklanacak.
Fed’in 28 Ekim’de gerçekleştireceği toplantıda faiz oranlarını yüzde 3.75-4.0 seviyesinde sabit tutması bekleniliyor. ABD ekonomisi, güçlü büyümesini sürdürürken enflasyon da hedefin üzerinde kalmaya devam ediyor. Bu durum, Fed’in hızlı bir gevşeme politika izleme olasılığını azaltıyor. Eylül ayında çekirdek tüketici enflasyonunun aylık bazda yüzde 0,3 oranında artması, fiyat baskılarının sürdüğüne dair bir başka işaret olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, iş gücü piyasasından gelen bazı zayıf sinyaller ve faize duyarlı sektörlerdeki durgunluk, daha sıkı politikaların ekonomik faaliyet üzerindeki etkisini gündemde tutuyor. Bu çerçevede, Fed’in yeni bir adım atmadan önce verileri dikkatle izlemeyi tercih edebileceği düşünülüyor. Piyasalar için, kararların yanı sıra, yetkililerin enflasyon ve büyüme görünümüne dair değerlendirmeleri de büyük önem taşıyor. Bu açıklamalar, tahvil getirileri ve doların yönü üzerinde belirleyici olabilir.
ECB’nin Fransa ile Sınavı
29 Ekim’deki ECB toplantısında da faizlerin yüzde 2.65 seviyesinde sabit tutulması bekleniyor. Ancak ECB, para politikasını oluştururken yalnızca enflasyon ve büyüme verilerini değil, aynı zamanda Fransa’daki siyasi ve bütçesel belirsizliğin oluşturduğu tahvil piyasası baskısını da göz önünde bulunduracak.
Eylül toplantısında daha şahin bir ton benimseyen ECB, ekonomik görünümün faiz artırımlarını tamamen dışlamadığını belirtiyor. Ancak, finansal koşullardaki sıkılaşma yeni bir faiz adımına olan ihtiyacı azaltabilir. Fransa’nın bütçe sorunları ve siyasi belirsizlikleri tahvil getirilerini artırırken, bu durumun diğer ülkelere yayılma riski de mevcut.
Bu nedenle, ECB’nin kısa vadede yeni bir faiz artırımından ziyade piyasa stresini nasıl yöneteceğine dair mesajları öne çıkması bekleniyor. Bankanın Aralık ayında yayımlanacak yeni ekonomik tahminleri ve enerji fiyatlarının enflasyona etkisi, gelecekteki adımların değerlendirilmesinde önemli rol oynayacak.
Fed’in Aralık Zamanlaması
Fed’in bu haftaki toplantıda faizleri sabit tutması beklenirken, Aralık ayı için 25 baz puanlık bir faiz artışının masada kalabileceği belirtiliyor. Bu, faizin yüzde 4.0-4.25 aralığına yükselebileceği anlamına geliyor. Toplantı öncesinde açıklanacak olan istihdam ve enflasyon verileri, yılın son toplantısının yönünü tayin edecek. Enflasyondaki direnç, sıkılaşma ihtimalini artırırken, istihdamda belirgin bir zayıflamanın, Fed’in bekleme süresini uzatabileceği değerlendiriliyor.
ECB’nin Fransa Problemi
Fransa’daki bütçe ve siyasi belirsizlikler, tahvil getirilerini yükselterek finansal koşulların sıkılaşmasına yol açıyor. ECB, bu durumu göz önünde bulundurarak faiz artırımına gitmeden de ekonomide ek sıkılaşma etkisi olabileceğini düşünebilir. Ancak tahvil piyasalarındaki baskının avro bölgesine yayılması durumunda, bankanın tahvil alımları ve mevcut destek araçlarının yeniden devreye girmesi gündeme gelebilir.
