USD48,46
%0.06
EURO56,33
%-0.02
EURO/USD1,16
%-0.08
BIST14.112,89
%-0.27
Petrol98,73
%1.78
GR. ALTIN6.860,79
%0.01
BTC4.139.276,00
%-1.63

Uzunzâde Hacı Hasan Efendi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir Ahilik Mührü, Bir Nakşî Nefesi: Uzunzâde Hacı Hasan Efendi

Bursa’da bir mezar taşı vardır ki, üzerine maviyle altının dansı sinmiştir. Nakşî terbiyenin zarafetiyle yoğrulmuş, ahlâk ve sanatın tam ortasında bir isim durur: Uzunzâde Hacı Hasan Efendi.

Yıl 1932. Osmanlı çoktan tarihe karışmış, Cumhuriyet yeni kurulmuştur. Fakat Pınarbaşı Kabristanı’nda toprağa verilen bu zat, hem bir dönemin esnaf ahlâkını hem de tasavvufî vakarını taşıyan son temsilcilerden biridir.


Yenice’den Bursa’ya: Manifaturacı Dervişin Hikâyesi

Mezar taşı onu şöyle anlatır:

“Yenigehir’den gelip Bursa’da buldu iklîm
Cüd ü semâhat ile ma’ruf idi burda da”

Yenişehir’den kalkıp Bursa’ya gelen bir manifatura tüccarı… Fakat bu tüccar, kumaştan ziyade gönül işleyendir. Çünkü o, sadece esnaf değildir. Nakşibendî meşrebinde, zühd ve takva üzere bir hayat yaşamıştır. Şiir gibi işlenmiş mezar taşı, onun sülûk sürecini de açıklar:

“Meslek-i Nakşîyyeden seyr ü sülûk eylemiş
Sahib-i hulki hasen oldu o nûr-i merâm”

Yani, Nakşibendî yolunda seyr u sülûk eylemiş; güzel ahlâk sahibi olmuş bir Hak yolcusudur. Zaten tasavvufun özüdür bu: ticaretle meşgul olursun ama kalbin Hakk’la meşgul olur. Kalabalık içinde inziva, alışveriş içinde zikir…


Tasavvufun Tezgâhında İşlenmiş Bir Esnaf

Uzunzâde Hacı Hasan Efendi, “manifatura tüccarı” olarak tanımlansa da, onun mesleği yalnızca kumaş değil; muameleyle gönül dokumaktır. Ahilik kültürünün tasavvufla birleştiği bir anlayışla hareket etmiştir. Bir malı satmadan önce müşterisinin gönlünü kazanmayı, sabah dükkânını besmeleyle açmayı ve kazancını bereketli kılmak için ölçüye sadakati bilenlerdendir.

Mezar taşındaki şu beyit, onu anlatan en veciz satırdır:

“Dosta vuslata olup mâh-ı siyâm bayrâm”

Ramazan ayında, bayramdan hemen önce Hak’ka yürür. Ne güzel bir vuslat zamanıdır bu! Oruçla arınmış bir beden, zikirle yıkanmış bir kalp… Ramazan’ın feyziyle Hakk’a bayram edercesine göçer.


Taşta Sanat, Taşta Marifet

Onun mezar taşı, adeta bir levhâ-ı hat gibidir. Altın varaklı yazılarıyla hem göz alır hem gönül… Yalnızca kabir değil, bir sanat eseri gibi durur. Bu taş, onun hayattaki zarafetinin bir yansımasıdır. Ayak taşı bile manzum yazılmıştır:

“Şemsî-i Misrî dedim ana bir tarih-i hitâm
El-Hâc Hasan Efendi idi ola behişt-i makâm”

Yani, onun kabri cennet makamıdır diyor şair. Bu ifadeler, onun yaşarken de etrafına ışık saçan bir gönül eri olduğunu gösterir. Bu sadece vefat sonrası methiyeden ibaret değildir; dönemin halkı onu öyle tanımıştır.


Bir Zamanlar Bursa’da…

Bu mezar taşı bize, yakın zamana kadar Bursa sokaklarında böyle insanların yaşadığını hatırlatır. Alışveriş yaparken sizi kandırmayan, gözünüzün içine bakarak “helâl olsun” diyen, mesleğini ibadet gibi gören adamlar…

Böyle insanların izini sürmek için arşivlere değil, mezar taşlarına bakmak gerekir. Çünkü onlar, hayattayken sessiz yaşarlar ama öldüklerinde taşları dile gelir.


Son Söz Yerine

Uzunzâde Hacı Hasan Efendi, belki bir medrese hocası değildi, belki bir tekke şeyhi de değildi. Ama Nakşibendî yolunda bir derviş, bir ahlâk timsali, bir şehirli gönül adamıydı. Onun hayatı bize şunu öğretiyor:

Derviş olmak için cübbe giymek gerekmez.
Kalbinin sarığını sar, bileğinin tesbihini tut.
Zaten her dükkân, bir dergâh olur o zaman.

Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.

El-Fâtiha…


Uzunzâde Hacı Hasan Efendi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sondaki Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sondaki Haber ile Sohbet Et

Sondaki Haber ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.