İzmir Türk İslam Kültür Vakfı Başkanı Dr. Erkan Karagöz, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, şehitleri rahmet ve minnetle andı, gazilere şükranlarını sundu. Karagöz, 15 Temmuz gecesinde ortaya konulan direnişin, milletimizin vatanına, bayrağına, ezanına ve bağımsızlığına olan sarsılmaz bağlılığının en açık göstergesi olduğunu belirtti.
İzmir Türk İslam Kültür Vakfı Başkanı Dr. Erkan Karagöz, 15 Temmuz’un yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türk milletinin o karanlık gecede büyük bir iman, cesaret ve fedakarlık örneği gösterdiğini ifade etti.
15 Temmuz 2016 gecesinin milletimizin hafızasında hiçbir zaman silinmeyecek derin izler bıraktığını belirten Karagöz, bu gecenin yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği tarih değil, aynı zamanda milletimizin bağımsızlık iradesini bütün dünyaya haykırdığı şanlı bir direniş olduğunu söyledi.
Karagöz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“15 Temmuz gecesi, ülkemizin üzerine karanlık bir gölge düşürülmek istenmiş, milletimizin iradesi, devletimizin birliği ve vatanımızın bağımsızlığı hedef alınmıştır. Ancak hainlerin hesap edemediği çok büyük bir güç vardı. O güç, bu aziz milletin imanından, vatan sevgisinden ve bağımsız yaşama kararlılığından doğan sarsılmaz iradesiydi.
O gece milletimiz, hiçbir ayrım gözetmeden meydanlara çıkmış, vatanına ve geleceğine sahip çıkmıştır. Kadınlarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız ve çocuklarımız tek yürek olmuş; tankların, silahların ve ölümün karşısında yalnızca imanlarıyla, cesaretleriyle ve ay yıldızlı bayrağımıza duydukları sevgiyle durmuşlardır.
15 Temmuz gecesi sokaklara çıkan insanlarımız, belki evlerinden çıkarken geri dönemeyeceklerini biliyorlardı. Anneler evlatlarını, eşler hayat arkadaşlarını, çocuklar babalarını dualarla uğurladı. Kimileri birkaç saat sonra şehadet haberiyle karşılaştı, kimileri ise yaralı olarak dönen yakınlarına sarıldı. O gece her evde dua, her sokakta tekbir, her yürekte vatan sevgisi vardı.
Aziz şehitlerimiz, bu ülkenin bağımsızlığı için canlarını ortaya koydular. Onlar, çocuklarının geleceği, ezanlarımızın susmaması, bayrağımızın gönderden inmemesi ve milletimizin esaret altına girmemesi için gözlerini kırpmadan şehadete yürüdüler.
Her bir şehidimizin ardında yarım kalan hayatlar, gözü yaşlı anneler, evlat hasreti çeken babalar, eşlerini bekleyen gönüller ve babalarının yolunu gözleyen çocuklar kaldı. Ancak onların fedakarlıkları sayesinde bugün ülkemiz ayakta, bayrağımız göklerde ve milletimiz hür bir şekilde yaşamaya devam etmektedir.
Şehitlerimizin isimleri yalnızca mezar taşlarında değil, milletimizin kalbinde, tarihimizin en onurlu sayfalarında ve vatanımızın her karış toprağında yaşamaktadır. Onlar, bu toprakların gerçek kahramanlarıdır. Onların emaneti, hepimizin omuzlarında taşıdığı kutsal bir sorumluluktur.
Kahraman gazilerimiz de o gece vatanları uğruna bedenlerini siper etmiş, yaralanmış ancak bir an bile geri adım atmamışlardır. Kimisi bir uzvunu, kimisi sağlığını kaybetmiş; kimisi hayatı boyunca taşıyacağı yaralarla yaşamaya devam etmiştir. Fakat gazilerimizin yüreğinde hiçbir zaman pişmanlık olmamış, aksine vatan uğruna verdikleri mücadeleyi büyük bir şeref olarak taşımışlardır.
Gazilerimizin bedenlerinde taşıdıkları her yara, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin bir nişanıdır. Onların gösterdiği cesaret, gelecek nesillere bırakılacak en büyük miraslardan biridir. Aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize olan borcumuzu hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyiz. Ancak onların hatıralarına sahip çıkarak, ailelerini yalnız bırakmayarak ve uğruna mücadele ettikleri değerlere bağlı kalarak vefa borcumuzu yerine getirmeye çalışabiliriz.
15 Temmuz bize göstermiştir ki bu millet, söz konusu vatan olduğunda bütün farklılıklarını bir kenara bırakır, aynı bayrağın altında birleşir ve tek bir yürek olur. Milletimizin gücü yalnızca ordusundan, silahından veya maddi imkanlarından değil; imanından, kardeşliğinden ve vatan sevgisinden gelmektedir.
O gece milletimiz, korkunun esiri olmamış, ölümü göze alarak bağımsızlığına sahip çıkmıştır. Tankların önüne yatan, kurşunlara göğsünü siper eden ve sabaha kadar meydanları terk etmeyen insanlarımız, dünyada eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı yazmıştır.
15 Temmuz ruhu, yalnızca bir geceye ait değildir. Bu ruh, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ve vatanın her karış toprağında can veren ecdadımızdan bizlere kalan kutlu bir mirastır. Bu ruh; söz konusu vatan olduğunda canını feda etmekten çekinmeyenlerin, bayrağını yere düşürmeyenlerin ve ezanını susturmayanların ruhudur.
Bugün bizlere düşen en önemli görev, 15 Temmuz gecesinde yaşananları unutmamak ve unutturmamaktır. Özellikle gençlerimize, bu toprakların hangi bedeller ödenerek korunduğunu doğru şekilde anlatmak zorundayız. Şehitlerimizin fedakarlıklarını yalnızca belirli günlerde hatırlamak yeterli değildir. Onların aziz hatıralarını her zaman yaşatmalı, emanetlerine sahip çıkmalı ve birlik beraberliğimizi hedef alan her türlü girişime karşı uyanık olmalıyız.
15 Temmuz, bir milletin silahlara karşı yüreğiyle direndiği, annelerin dualarının göğe yükseldiği, gençlerin istikballeri için canlarını ortaya koyduğu ve şehitlerin kanlarıyla bağımsızlığımızı mühürlediği tarihi bir gecedir.
Bu vatan, şehitlerimizin bizlere bıraktığı kutsal bir emanettir. Bu emanetin hakkını vermek; birlik olmak, kardeşliğimizi korumak, devletimize, milletimize, bayrağımıza ve manevi değerlerimize sahip çıkmakla mümkündür.
Bizler, şehitlerimizin emanetini yere düşürmeyecek, gazilerimizin fedakarlığını unutmayacak ve milletimizin birlik ruhunu sonsuza kadar yaşatacağız. Hiçbir güç, birlik ve beraberlik içinde hareket eden aziz milletimizin iradesini teslim alamayacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz gecesi vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin geleceği ve bayrağımızın göklerde dalgalanması uğruna canlarını feda eden bütün aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yad ediyorum.
Şehitlerimizin geride bıraktığı kıymetli ailelerine sabır, metanet ve başsağlığı diliyor; kahraman gazilerimize sağlık, huzur ve hayırlı ömürler temenni ediyorum.
Rabbim şehitlerimizin makamlarını ali, mekanlarını cennet eylesin. Gazilerimizden razı olsun. Ülkemizin birlik ve beraberliğini daim kılsın. Ay yıldızlı bayrağımızı göklerden, ezanlarımızı minarelerden eksik etmesin.
15 Temmuz şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, milletimizin Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü en kalbi duygularımla anıyorum.”
Dr. Erkan Karagöz
İzmir Türk İslam Kültür Vakfı Başkanı
