USD48,46
%0.06
EURO56,33
%-0.02
EURO/USD1,16
%-0.08
BIST14.112,89
%-0.27
Petrol98,73
%1.78
GR. ALTIN6.860,79
%0.01
BTC4.147.323,00
%-1.07

Tâcüddîn İbrâhim Karamânî Hazretleri

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bursa’da Zeyniyye İzleri – I: Gönül Dağlarının Meşalesi Tâcüddîn İbrâhim Karamânî

Bazı şehirler vardır, yalnızca taşlarıyla, çarşılarıyla değil; dualarla, zikirlerle ve secdelerle örülmüştür. Bursa işte böyle bir şehir… Yeşil kubbeleri kadar gönül ehlinin izleriyle de yeşeren, toprağının altı kadar üstü de mânevî hatıralarla dolu bir belde… Bu yazı serimizde, Bursa’daki Zeyniyye tarikatının izlerini sürüyor; bu irfan yolunun Bursa’daki en parlak meşalelerinden biri olan Tâcüddîn İbrâhim Karamânî Hazretleri’ni anıyoruz.

Bir Zeyniyye Zincirinin Halkası

Tâcüddîn İbrâhim, aslen Manavgat’ın Demirciler köyündendir. Babası Yahşi Fakih olarak bilinen bir ilim ehliydi. Gençliğinde Eğridir’de tahsil görmüş, meşhur alim Pîrî Halîfe Hamîdî’nin ders halkasına katılmıştı. Fakat bu ilim yolculuğu, sadece kelimelere değil; kalplere de varacaktı.

Hocasıyla birlikte Konya’ya, Zeyniyye meşâyıhından Abdüllatîf Kudsî Hazretleri’ni ziyarete giden Tâcüddîn, bu ziyaretle sadece bir kapıyı çalmadı; aynı zamanda bir ömür sürecek irşad zincirinin ilk halkasını da tutmuş oldu. Kudsi Hazretleri, onu yanında bırakmak istedi:
“Molla Tâcüddîn’i bize bırakınız…”
Bu bir teveccüh değil, bir keşifti.

Konya’dan Bursa’ya: Bir İrşad Göçü

Kısa süre sonra Abdüllatîf Kudsî Hazretleri Bursa’ya hicret ettiğinde, Tâcüddîn İbrâhim de onunla birlikte bu kutlu göçe katıldı. Zamanla seyr ü sülûkunu tamamladı, olgunlaştı, pişti. Şeyhi 866/1461’de vefat ettiğinde, bu defa onun postuna oturdu. Ancak onun görevi sadece şeyhinin makamına oturmak değil; onun bıraktığı irfan mirasını taşımak ve genişletmekti.

Bu görevi layıkıyla ifa etti. Şeyhinin kabrinin yanındaki arsayı Kudsi Hazretleri’nin muhiblerinden Hoca Bahşayş adlı bir hayırsever satın aldı ve burada bir zaviye, mescid ve abdesthane inşa ettirdi. Ardından Hoca Ramazan mescidin kubbesini kurşunla kaplattı. Bursa kadısı Muallimzâde Ahmed Efendi, bu mescidi camiye çevirdi ve gelirleri tekkeye bağlamak üzere bir çifte hamam ile on oda yaptırdı.

Bir Parmak Su: Sultanî Bir Hürmet

Fatih Sultan Mehmed Han’ın, Yıldırım Camii’ne gelen çağlayan suyundan Zeynîler dergâhına bir “parmak su” verilmesini emretmesi, bu dergâhın devlet katındaki hürmetini gösterir. Rivayete göre bu suyu bizzat Abdüllatîf Kudsî Hazretleri keşfetmişti. Şeyh Ahmed Gazzî’nin bu su için söylediği şu cümle, bu mânevî mirasın özeti gibidir:
“Bu sudan zemzem tadı alıyorum.”

Uludağ’da Halvet, Bursa’da Fütûh

Tâcüddîn İbrâhim zaman zaman Uludağ’ın eteğine çekilir, orada inzivaya girerdi. Bu bölge, zamanla “yaylak” ismini almış; muhiblerinden Kastamonulu Hoca Rüstem, oraya derviş hücreleri yaptırmıştır. Yaz aylarında Zeynî dervişlerinin halvet için toplandığı bu mekanlar, hem manevî birer eğitim alanı hem de Bursa’nın mânevî coğrafyasına kazılmış birer nişâne olmuştur.

Ziyaretçilerden Çanakçı Dede’nin şu ifadesi dikkat çekicidir:
“Bir gece halvetteki dervişlere 110 çanak yemek dağıttım.”
Bu söz, zaviye etrafında şekillenen irfan halkasının büyüklüğünü ve halkla olan bağını ortaya koyar.

İrşadla Geçen Bir Ömür

Tâcüddîn İbrâhim Hazretleri’nin yetiştirdiği isimler, Zeyniyye’nin hem Anadolu’daki hem de daha geniş coğrafyalardaki etkisini büyütmüştür. Zeyrek civarında münzevî bir hayat süren Süleyman Halife, “zamanın kutbu” olarak anılan Mevlânâ Ayas, Boyabatlı Şeyh Kemal ve kendisinden sonra postnişîn olan Hacı Halife, onun tasavvufî eğitiminin meyveleridir.

Onun etkisi yalnız halkla sınırlı kalmamış, devlet ricali üzerinde de tesirini göstermiştir. Nitekim, Veliyyüddînzâde Ahmed Paşa, bir Rumeli seferinde mağlubiyet korkusuyla onun ruhaniyetine sığınmış ve dua talep etmiştir.

Bir Türbe, Bir Hatıra, Bir Dua

Tâcüddîn İbrâhim Karamânî Hazretleri, Safer 872 / Eylül 1467’de Hakk’a yürüdü. Kabri, şeyhi Kudsi Hazretleri’nin sağ yanına defnedildi. Türbesi, sadık müridi Ahmed Paşa tarafından inşa ettirildi. Vefatına düşülen tarih şu ibareyle kaydedildi:
“Kaddesellahu bi-sırrin refî‘in.”


Bugün o türbenin taşlarında, Bursa’nın rüzgârında hâlâ o devrin zikirleri esmektedir. O yollarda yürüyen her hakikat yolcusu, bir parça Tâcüddîn İbrâhim’in izini sürmektedir. Bursa, onunla sadece bir şehir değil; bir mektep, bir menzil, bir mâbed olmuştur.

Bir sonraki yazımızda, bu menzilin devam halkalarına, özellikle Hacı Halife ve Şeyh Vefâ gibi Zeyniyye’nin Anadolu’daki öncü dervişlerine odaklanacağız.


“Zira şehirleri imar eden, aslında orada secde edenlerdir.”

Tâcüddîn İbrâhim Karamânî Hazretleri
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sondaki Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sondaki Haber ile Sohbet Et

Sondaki Haber ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.