Başarılı Liderliğin Yokluğundaki Hesap Verebilirlik Sorunu
“Zaferin bin babası vardır, yenilgi ise öksüzdür.” – John F. Kennedy
Bir Denetim Toplantısında Öğrenilenler
Bir bankanın genel müdürlükte düzenlediği denetim komitesi toplantısında, genel müdür ve yöneticiler, iç denetim raporunu değerlendirdi. Toplantının önemli anlarından biri, bölüm yöneticisinin denetçinin bulgularını sürekli olarak sorgulamasıydı. Bu sırada, Fransız Genel Müdür söz alarak denetçiye sözünü tamamlama fırsatı verdi. Genel müdür, “Bu bankanın işleyişi benim sorumluluğum altında. O yüzden, sadece dinlemeye odaklanalım. Eleştirilerden sonra ilerlemek için birlikte karar alacağız.” diyerek liderliğin önemini ortaya koydu.
Liderlikte Temel Yetkinlikler
Kamuoyu araştırma şirketi Gallup’un yaptığı geniş çaplı araştırmalar, liderliğin yedi temel yetkinliğe dayandığını göstermektedir: ilişki geliştirmek, çalışanları geliştirmek, değişimi yönetmek, başkalarına ilham vermek, kritik düşünmek, açık-net iletişim yapmak ve hesap verebilirlik yaratmak. Bu yetkinliklerin başarı için vazgeçilmez olduğunu vurgulamak gerekir.
Hesap Verebilirlik Alanındaki Zayıflık
Gallup’un başka bir araştırması, liderlerin en zayıf olduğu alanın “hesap verebilirlik yaratmak” olduğunu ortaya koydu. Hem liderler hem de onların altındaki yöneticiler bu yetkinliği değerlendirirken en düşük notu burada verdiler. İlginç bir şekilde, liderlerin kendi yetkinlik değerlendirmeleri, kendilerinden alt pozisyondaki yöneticilerin verdiklerine göre daha düşük çıkmıştır. Bu da, liderlerin “hesap verebilirlik” alanındaki zayıflıkları konusunda hemfikir olduklarını ortaya koyuyor.
Hesap verebilirlik, bir kişinin yaptığı işin ve alınan kararların sorumluluğunu taşıması ve bu sorumluluğun bilincinde olmasıdır. Başarılı bir lider, kendi sorumluluklarına sahip çıkmasının yanı sıra organizasyondaki diğer yöneticilerin de aynı şekilde gereken sorumluluğu üstlenmesini sağlamalıdır.
Hesap Vermekten Kaçınmanın Sebepleri
Liderlerin hesap vermekten kaçınmalarındaki en büyük neden korkudur. Başarısızlık durumunda karşılaşacakları sonuçlar, bazı liderleri geri çekilmeye itebilir. Ayrıca, yüksek ego düzeyine sahip liderler, hata yapmayı ve özür dilemeyi zayıflık olarak algılayabilir. Bu durumda suçu başkalarına atmak, liderlerin daha kolay kabul edebileceği bir yöntem haline gelir.
Organizasyon kültürünün suçlamayı desteklemesi ve hesap vermenin cezalandırılması durumunda, liderler sorumluluktan kaçınmayı öğrenirler. Sıkça başvurdukları yöntemlerden biri, başarısızlıkta “günah keçisi” yaratmaktır. Bunun yanı sıra, başarısızlıkları saklamak veya önemsizleştirmek de yaygın bir stratejidir. Ancak unutulmaması gereken, liderlerin yetki devrederken sorumluluğu asla devretmeyecekleridir. Fransız Genel Müdür’ün ifade ettiği gibi, bir organizasyondaki her şeyden lider sorumludur.
Sonuç Olarak
Yönetimde yetki, sorumluluk ve hesap verebilirlik üçlüsü, işletmelerin başarısı için kritik öneme sahiptir. Sadece yetkiye sahip olan liderler bu sorumluluğu da üstlenmeli ve bunun hesabını vermelidir. Gallup’un araştırmalarında “hesap verebilirliği yaratmak” liderin merkezî yetkinliği olarak kabul edilmiştir. Bir kurumda bu kültürü oluşturan da liderdir; dolayısıyla hesap verme anlayışı, öncelikle liderin kendisinden başlamalıdır. Gerçek liderler, hesap vermekten kaçmazlar ve sorumluluklarını kabul ederler.
