Avrupa’nın Seçim Süreci: Kritik Dönem Başlıyor
Avrupa, tarihi bir seçim dönemine adım atıyor. Önümüzdeki 12 ay boyunca, Avrupa Birliği’nin önde gelen ekonomileri arasında yer alan pek çok ülkede seçimler gerçekleştirilecek. Bu süreç, yalnızca ulusal hükümetlerin geleceğini değil, aynı zamanda Avrupa’nın ortak politika oluşturma yeteneğini de etkileme potansiyeline sahip. Milliyetçi ve aşırı sağcı partilerin yükselmesi, Brüksel’in ekonomi, enerji, savunma ve göç gibi alanlarda daha entegre bir politika oluşturmasını zorlaştırabilir.
İspanya İlk Durak
Seçim maratonu, Bulgaristan ve İspanya ile başlayacak. İspanya’nın yanı sıra, Fransa, İtalya, Polonya, Finlandiya, Yunanistan, Estonya ve Slovakya da bu süreçte sandık başına gidecek. Özellikle Fransa, İtalya, Polonya ve İspanya’da aşırı sağ veya milliyetçi partilerin güç kazanması, siyasi gözlemcilerin değerlendirmelerine göre Avrupa’nın siyasi haritasını önemli ölçüde değiştirebilir.
İspanya’daki önemli adım, 29 Kasım’da gerçekleştirilecek parlamento seçimleri. Başbakan Pedro Sánchez’in erken seçim kararı, 8 yıldır devam eden sosyalist yönetimin geleceği hakkında tartışmalara yol açtı. Kamuoyu yoklamaları, muhafazakâr Halk Partisi (PP) ile milliyetçi-popülist Vox’un birlikte çoğunluğu elde etme ihtimali olduğunu gösteriyor. Bu durum, hem İspanya’nın iç politikasında hem de Avrupa Birliği içinde dengelerin değişmesine neden olabilir.
Fransa ve Polonya’nın Seçim Zamanı
Fransa ve Polonya’da yapılacak seçimler de büyük bir önem taşıyor. Fransa’da Marine Le Pen liderliğindeki Ulusal Birlik’in cumhurbaşkanlığını kazanması, Avrupa siyasetinde önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Le Pen’in Avrupa Birliği bütçesine yapılan katkıları azaltma, ortak iltica politikasından ayrılma ve Fransız hukukunu AB hukuku karşısında güçlendirme vaatleri, Brüksel ile yeni bir çatışma alanı yaratma potansiyeli taşıyor. Polonya’da ise Hukuk ve Adalet Partisi’nin yeniden iktidara gelmesi, ülkenin AB ile olan ilişkilerini yenileyebilir.
İtalya’nın Gidişatı
İtalya’da Giorgia Meloni’nin iktidarını koruması bekleniyor. Ancak, aşırı sağın etkisi altında hükümetin politikalarında değişim olup olmayacağı merakla izlenecek.
AB Ortak Politikasında Zorluklar
The Guardian’ın analizine göre, sağa kayışın sadece bireysel ülkelerle kalmayıp, Avrupa genelinde birbirini etkileyen bir siyasi dönüşüme yol açma riski bulunuyor. Merkez sağ partilerin aşırı sağ ile işbirliğine daha açık hale gelmesi, göç ve iklim gibi alanlardaki politikaları daha sert bir çizgide yeniden şekillendirebilir.
Seçim sonuçlarının ekonomik yansımaları da oldukça önemli. Hükümetlerin seçim kampanyalarına yönelmesi, Avrupa Birliği’nin uzun vadeli bütçesi ve ortak savunma yatırımları gibi hassas konularda uzlaşmayı zorlaştırabilir. Ulusal çıkarların ön plana çıkması, enerji, finans ve teknoloji alanlarında daha derin bütünleşme çabalarını engelleyebilir.
Ukrayna’nın Geleceği de Belirsiz
Ukrayna ile ilgili durum da seçimlerin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Eğer Fransa’da Le Pen kazanırsa, Kiev’e yapılacak askerî yardımın azaltılması ve Rusya yaptırımlarına daha mesafeli bir yaklaşım sergilenmesi ihtimali, Avrupa’nın güvenlik politikası açısından belirsizlikler yaratabilir. Ancak, seçimlerin tamamının Avrupa karşıtı bir yönde sonuçlanacağı kesin değil. İtalya’nın pragmatik yaklaşımını sürdürmesi veya Polonya’da Avrupa yanlısı bir yönetimin devam etmesi, ortak hareket alanını koruyabilir.
Fransa’daki Seçimler Kritik Eşik
Fransa’daki seçimler, Avrupa’nın siyasi yönü için belirleyici bir rol oynayabilir. Milliyetçi bir adayın cumhurbaşkanlığını kazanması durumunda, ortak bütçe, göç, Ukrayna’ya destek ve AB hukuku konularında yeni gerilimler yaşanabilir. Bu bağlamda, seçim takviminin en çok dikkat çeken noktalarından biri Paris olacak.
Seçim Takvimi
- 25 Ekim ve 1 Kasım 2026: Bulgaristan cumhurbaşkanlığı seçimi
- 29 Kasım 2026: İspanya parlamento seçimi
- 7 Mart 2027: Estonya parlamento seçimi
- 18 Nisan 2027: Finlandiya parlamento seçimi
- 18 Nisan ve 2 Mayıs 2027: Fransa cumhurbaşkanlığı seçimi
- 2027 Yazı: Fransa parlamento seçimi
- 25 Temmuz 2027’ye kadar: Yunanistan parlamento seçimi
- Sonbahar 2027: Polonya ve Slovakya parlamento seçimleri
- Aralık 2027’ye kadar: İtalya parlamento seçimi
- 2027: Almanya’da yıl boyunca birçok eyalet seçimi planlanıyor.
ABD’deki Ticaret Savaşları
ABD’de 3 Kasım 2026’da yapılacak Kongre ara seçimleri sonrasında Trump yönetiminin ticari gerilimleri artırabileceği öngörülüyor. Çeşitli senaryolarda, ortalama gümrük tarifelerinin yüzde 21,3’e yükselmesi bekleniyor. Küresel ticarette korumacılık ve belirsizlikler devam ederken, ABD’deki ara seçimler yeni bir gerginliğe yol açabilir. Allianz Trade’in “Ekonomik Görünüm 2026-2028” raporuna göre, seçim sonrası ticaret politikalarında daha sert adımlar atılması olası. Çin’in üretim fazlasına yeni tarifeler ve Kanada ile süren ticari anlaşmazlıklar önemli riskler arasında yer alıyor. Bu tür ticari gerilimlerin sürmesi, küresel mal ticaretinin büyümesini de kısıtlayabilir.
