Küresel Dizel Piyasası: Rus Tedarikinin Beklentileri ve Fiyat Dinamikleri
Rusya-Ukrayna savaşının enerji altyapısı üzerindeki etkileri, Orta Doğu’daki gerginlikler ve deniz taşımacılığındaki aksaklıklar, küresel dizel piyasasında önemli baskılar oluşturdu. Ancak Washington’dan gelen yeni açıklamalar, fiyatlarla ilgili bir nebze de olsa umut yarattı. Bununla birlikte, bu tedbirlerin pratikte ne kadar hızlı uygulanacağı ve yeni arzın piyasaya ne zaman ulaşacağı konusundaki belirsizlikler devam ediyor.
Rus Dizeli Üzerine Umutlar Artıyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’dan ek dizel tedarikine yönelik verdiği müjdeli haber, piyasalarda hızlı bir etki yarattı. Avrupa’da dizel fiyatları, dün sabah itibarıyla yüzde 3 oranında düşerek ton başına yaklaşık 1.437 dolara geri çekildi. Brent petrolün fiyatı ise yüzde 0,7’lik bir azalışla varil başına 104 dolara düştü. Nymex’de işlem gören ultra düşük kükürtlü dizel fiyatı da, varil başına 6,45 dolarlık bir düşüşle 96,80 dolara geriledi.
Orta Doğu’nun Riskleri Fiyatları Etkiliyor
Rusya’dan gelen ek tedarik beklentileri fiyat baskılarını artırırken, Orta Doğu’daki gelişmeler piyasadaki risk primini sürdürüyor. Riyad havaalanına yapılan ölümcül saldırılara rağmen petrol fiyatlarındaki düşüş, yatırımcıların enerji arzında doğrudan bir sorun yaşanmayacağı yönündeki inancını pekiştiriyor. ING Think analistlerine göre, Basra Körfezi’nden petrol akışının güçlü seyretmesi de fiyatların düşüşünde etkili bir unsur. Bununla birlikte, Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları ve bölgedeki taşımacılık aksamaları, tanker navlunlarını artırarak rafine ürünlerin maliyetlerini yükseltiyor.
Analistlerin genel görüşü, duyurulan tedarik miktarlarının küresel arz açığını tek başına kapatamayacağı yönünde. Kalıcı fiyat düşüşü için Rusya’dan gelen teslimatların gerçekleştirilmesi, rafinelerin üretimlerinin toparlanması ve Orta Doğu’daki sevkiyat akışının normale dönmesi şart görünüyor.
Rusya’nın Taahhüt Ettiği Miktarlar
Trump’ın açıklamalarına göre, Rusya küresel piyasalara 300 bin ton, kasım ayında 500 bin ton ve aralık itibarıyla 1 milyon ton dizel tedarik edecek. Bunun yanında, rafinerilerin durumu doğrultusunda ek olarak 3 milyon ton daha tedarik edilmesi planlanıyor. Böylece toplam potansiyel arz 4,8 milyon tona ulaşabileceği öngörülüyor. Ancak Rusya, henüz bu miktarları ve teslimat takvimini doğrulamış değil.
S&P Global verilerine dayanarak, Ukrayna’nın saldırıları sonrasında Rusya’nın günlük 3,1 milyon varil olan rafineri kapasitesinin önemli bir kısmı devre dışı kalmış durumda. Ayrıca, Rusya’nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği dizel ve gazyağı ihracatı, yılın ilk yarısındaki yaklaşık 1 milyon varil/gün seviyesinden, temmuz sonrasında ortalama 550 bin varil/güne gerilemiş durumda.
Kalıcı Fiyat Düşüşü İçin Üç Temel Koşul
-
Rus Arzının Gerçekleşmesi: Trump’ın duyurduğu 4,8 milyon tonluk dizel tedarikinin ne kadar ve hangi takvimle piyasaya ulaşacağı kritik bir faktör. Teslimatların gecikmesi veya beklenen miktarın altında kalması durumunda fiyatlardaki düşüş sınırlı kalacaktır.
-
Rafinerilerin Yeniden Çalıştırılması: Ukrayna’nın saldırıları nedeniyle devre dışı kalan Rus rafinerilerinin tekrar üretime geçmesi, dizel ihracatındaki daralmayı hafifletebilir. Ancak, üretimin hızlı bir şekilde kriz öncesi seviyelere dönmesi beklenmiyor.
-
Orta Doğu’da Normalleşme: Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik tehditlerinin azalması ve tanker taşımacılığındaki aksamaların sona ermesi, navlun ve teslim maliyetlerini düşürerek piyasada daha istikrarlı bir ortam yaratabilir. Bu gelişmeler olmaksızın, Rusya’dan gelecek ek arzın dizel fiyatlarını kalıcı olarak düşürmesi zor görünüyor.
