USD44,47
%0.28
EURO51,28
%0.01
EURO/USD1,15
%-0.1
BIST12.617,36
%-0.86
Petrol104,09
%2.16
GR. ALTIN6.344,26
%1.56
BTC3.347.646,53
%-1.44
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Tasavvufun Sapkın Yorumu: Arusiler

Tasavvufun Sapkın Yorumu: Arusiler

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İslam’ın saf ve tertemiz akidesi, Kur’an ve Sünnet’e dayanan, tevhidi merkeze alan bir dindir. Bu din, hak ile batılın arasını keskin çizgilerle ayırmış, müminlere Allah yolunda dosdoğru bir hayat sürmeyi emretmiştir. Fakat tarih boyunca İslam’ın bu saf akidesine saldırılar olmuş, dinimizi tahrif etmek ve onu dünyevileştirerek asıl kimliğinden saptırmak isteyenler ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet Türkiye’sinde ortaya çıkan Arûsî Selâmî Tarikatı’nın Ömeriyye kolu, İslam’ın saf ve sahih tasavvuf anlayışını batıdan beslenen Sapkın  ideolojilere teslim eden, dinin ruhunu dünyevi menfaatler ve çağdaş düzenlere uydurmak için tahrif eden bir anlayışı temsil eder.

İslam, modern dünya düzenlerine uyum sağlasın diye indirilen bir din değildir; İslam, kendi nizamını kurmak üzere yeryüzüne gönderilen ilahi bir hidayet rehberidir. Ancak Arusiler dediğimiz yapılanma, tasavvufun özünü bozarak, İslam’ı düzenin bir aracı haline getirmeyi amaçlamaktadır. Tasavvufun “çağın ruhuna uygun” yorumlanması gerektiğini savunan Arusiler, dinin emir ve yasaklarını bu dünyaya ait dünyevi menfaatlere feda etmiştir. Allah’ın dinini, batıl bir düzenin hizmetine sunmak, Müslümanlar için kabul edilemez bir sapmadır.

Arusilerin iddia ettiği gibi, “çağdaş insanın sorunlarını çözmenin yolu” İslam’ı insan merkezli bir hümanizmle yeniden yorumlamak değil, Allah’ın emirlerini eksiksiz uygulamak ve hayatın her alanında İslam’ı hâkim kılmaktır. Dinin özünü dünyevi maslahatlara göre eğip bükmek, “uygarlığın tarikatını” kurmak iddiasıyla İslam’ın değerlerini göz ardı etmek, küfrün ve nefsin tuzaklarına düşmektir.

Arusilerin tasavvufi görüşlerinde dikkat çeken bir diğer tehlike, farklı dinlerle “diyalog” adı altında İslam’ın hakikatini göz ardı eden bir anlayışı benimsemiş olmasıdır. İslam, Allah katında yegâne doğru dindir ve İslam dışındaki tüm yolların batıl olduğu açıkça beyan edilmiştir. Yahudilik ve Hristiyanlık gibi tahrif edilmiş dinlerin pasajlarıyla düşüncelerini destekleyen Arusiler, dinleri insanların kurtuluşa ulaşması için “araç” olarak görmekte ve hakikatin tek olmadığını iddia etmektedir. Bu, açıkça İslam akidesine aykırı bir söylemdir. Allah (c.c.), Kur’an-ı Kerim’de İslam’ın tek doğru yol olduğunu buyurmuşken, dini diyaloğu ve diğer sapkın inançları hakikatle eşit görmek, Allah’ın dinine ihanettir.

Gayrimüslimler adına mevlit okutulabileceği yönünde verdiği fetvalar, gayrimüslimlerin Müslüman gibi kabul edilmesine yol açacak bir sapmadır. Müslüman olmayan kimseleri şehit olarak tanımlamak, İslam’ın en temel kavramlarını tahrif etmek anlamına gelir. Şehitlik, yalnızca Allah yolunda ve O’nun dini için canını verenlerin elde edebileceği en yüce mertebedir. Kore Savaşı’na katılan Amerikalıları şehit sayması, İslam’ı küfür düzenine alet etmekten başka bir şey değildir.

Arusilerin, bazı bilinen masonik toplantılara katılması, İslam’a ihanetinin bir diğer boyutudur. Masonluk, Batı’nın İslam’ı yozlaştırmak ve Müslümanları kendi değerlerinden uzaklaştırmak için kullandığı bir araçtır. Masonik ideolojilerin temelinde, Allah’ın nizamına karşı çıkan, beşeri aklı ve dünyevi çıkarları yücelten bir anlayış yatar. Bu anlamda, masonlukla içli dışlı olan bir kimsenin İslam’ın saf akidesine sadık kalması düşünülemez. Tasavvufu “çağdaş” bir çerçevede sunmaya çalışan Arusiler, masonik ideallerle İslam’ın saf doğrularını bulandırmış ve Müslümanların akidesini tehlikeye atmıştır.

Gerçek İslam ve tasavvuf, Allah’ın emir ve yasaklarına teslimiyeti ve O’nun rızasına uygun bir hayatı esas alır. Düzenlerin etkisiyle dine getirilen yeni yorumlar, İslam’ın ruhuna ve aslına aykırıdır. Arusiler gibi yapılanmalar, dinin ruhunu dünyevileştiren, İslam’ı modern düzene uyduran yaklaşımlarıyla İslam’ı aslından saptırmışlardır. Hakiki bir Müslüman, bu tür sapkın düşüncelere karşı uyanık olmalı, İslam’ın saf ve sahih yoluna sarılmalı ve batılın tuzaklarından sakınmalıdır. İslam, Allah’ın nizamını yüceltmek ve tüm beşeri ideolojilerin üzerinde bir hakikat olarak yükselmek üzere gönderilen ilahi bir dindir ve bu nizam, dünyevi menfaatler uğruna hiçbir zaman terk edilmemelidir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
_ok_yi
Çok İyi
0
m_kemmel_tesi
Mükemmel Ötesi
Tasavvufun Sapkın Yorumu: Arusiler
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sondaki Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!