“Görmedin mi ki, Allah’a göklerde ve yerde olan kimseler ve melekler secde eder; Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve birçok insan…”
(Hac, 22/18)
Ağaç…
Sesi yok, sözü yok.
Ama dalları göğe doğru yönelmiş bir secde hâlindedir.
Köküyle toprağa tevazu, gövdesiyle göğe teslimiyet, yaprağıyla hamd, meyvesiyle ihsan öğretir.
Ve Kur’an der ki: Ağaçlar Allah’a secde eder.
Bize düşen bu secdeyi duymak, anlamak ve aynı secdeye yönelmektir.
Ağaç: Sessiz Mümin
Tasavvufî irfanda ağaç, mütevazı mürid gibidir.
– Her mevsime sabreder,
– Kimseye isyan etmez,
– Ne verirse şükürle verir.
Hz. Ali (k.v) şöyle der:
“Ağaç gibi ol. Kökün toprakta tevazu, gölgen insanların üstünde rahmet olsun.”
Her ağacın gövdesinde, her yaprakta “Allah” yazılıdır der sûfîler.
Zira Allah, her şeyi kendi ismiyle mevcûd kılmıştır.
Menkıbe: Ağacın Selâmı
Nakledilir ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir ağacın altından geçerken ağaç eğilmiş ve selam vermiştir. Efendimiz (s.a.v.) ashâbına dönerek şöyle buyurur:
“Bu ağaç Rabbini tesbih etti ve bana secdeyle selam verdi.”
Sahâbîler hayret ederken, Resûlullah tebessümle der ki:
“O, sizin göremediğiniz çok şeyi gördü.”
Bu menkıbe sadece bir mucize değil, ağaçların canlı ruhunu ve zikirle meşgul oluşunu gösteren ilahî bir işarettir.
Bitkilerin Zikri ve Tefekkürü
Her çiçek, “El-Musavvir” isminin canlı bir örneğidir.
Her yaprak, “El-Hâlik” ismini zikreder.
Çiçek açarken “Subhânallah”,
Yaprak dökerken “Elhamdülillah”,
Kuruyunca “İnna lillâh” der.
İbrahim Hakkı Erzurûmî ne güzel der:
“Her ağaç bir tesbih çubuğudur; gövdesiyle yaz, dalıyla söyle, meyvesiyle oku…”
Tasavvuf erbabı için bir ağaç sadece ağaç değildir;
İlâhî bir mektuptur, hikmetle yazılmış bir levhadır.
Kurumuş Dallar, Kuruyan Kalpler
Ama ey insan!
Ağaçlar secde ederken senin kalbin kuruysa,
Dal bile senden daha canlıdır…
Kurumuş bir dal, suskun kalmış bir kalpten daha az suçludur.
Çünkü o, mevsimine kadardır.
Senin zikrinin mevsimi ölünceye kadar.
İşte o yüzden tasavvuf, zikri bir ömür hâline getirmeyi emreder.
Zikirle yaşayan kalp, bahar gibidir.
Zikirsiz kalp, çürümüş bir yaprak…
Ağaçlara Dost Olanlar
Rufâîyye ve Mevleviyye tarikatlarında “doğa ile dostluk” zikir halkalarının bir parçasıdır.
Bir Mevlevî dervişi, ağaç kesmeden önce şöyle dua ederdi:
“Ey zikreden ağaç! Hakk’a olan secdeni bozmayız, sadece yer değiştiririz. Ruhun bâkidir.”
Çünkü onlar bilirlerdi ki,
Her ağaç, Allah’ın zikrini taşır.
Dua ile Noktalayalım:
Yâ Rabb!
Secde hâlinde olan ağaçlara,
Boyun eğmiş dallara,
Tevazu ile toprağa kök salanlara baktıkça utanıyoruz.Biz dimdik gezdik,
Onlar eğildiler.
Biz kibirle yürüdük,
Onlar göğe doğru boyun eğerek uzandılar.Bize ağaç tevazuu ver,
Yaprak sabrı ver,
Meyve ihsanı ver.Her çiçeğe “Subhânallah”,
Her tomurcuğa “Elhamdülillah”,
Her kurumuşa “İnna lillâh” demeyi öğret bize.Ağaçlar Allah derken,
Biz susmayalım.Kalbimiz bir bahçe,
Dilimiz bir çiçek,
Nefesimiz bir rüzgâr olsun.Zikrinle yeşeren kullarından eyle bizi.
Âmin.



