USD48,46
%0.06
EURO56,33
%-0.02
EURO/USD1,16
%-0.08
BIST14.112,89
%-0.27
Petrol98,73
%1.78
GR. ALTIN6.860,79
%0.01
BTC4.210.393,00
%-0.15

Saç’ı Şerif ve Sakal-ı Şerif’in İzinde

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ramazan gecelerinde ya da bir kandil akşamında bir camideydiniz belki… Işıklar hafifçe kısılmış, salavatlar gökyüzüne yükselirken imam efendi ellerinde bir bohça taşıyordu. İpekli sargılarla sarılmış, cam bir mahfazaya gizlenmiş o mübarek emanet açıldığında cemaatten hafif bir iç çekiş yükseldi: Sakal-ı Şerif.

O an orada bulunan herkes için zaman durmuştu. Gözler doldu, eller dua için kalktı. Kimisi mahfazaya yüz sürdü, kimisi gözyaşlarıyla öptü. Ama hiçbiri o anın, sadece bir saç telini görmek olmadığını biliyordu. Bu, Allah Resûlü’ne olan sevdanın, vefanın, hasretin ve ümmet olma şuurunun tazelenmesiydi.

Emanet-i Muhammediye

Bugün halk arasında “Sakal-ı Şerif” olarak bilinen bu kutsal emanet, rivayetlerin ışığında aslında Hz. Peygamber’e ait saç ve sakal telleridir. Sahâbîler, Allah Resûlü (s.a.s.)’in tıraş olduğu anlarda onun etrafını kuşatır, bir telin bile yere düşmesine fırsat vermezlerdi. Hudeybiye’de müşriklerin elçisi Urve b. Mes‘ûd, döndüğünde şöyle der:

“Ben kisrâya, kayser’e elçi oldum, ama onların hiçbiri ashabının Hz Muhammed sav’e gösterdiği muhabbeti görmedi. Onun saçından bir teli dahi yere düşmeden yakalıyorlar.”

Vedâ haccında Peygamberimiz tıraş olurken Enes b. Mâlik’in anlattığı gibi berber, sağ taraftan kestiği saçları sahâbeye taksim etti, sol tarafındakileri ise Ebû Talha’ya verdi. Ebû Talha bunları alıp eşine götürdü; Ümmü Süleym o saçları miskle karıştırarak bir ömür muhafaza etti. İşte o saç telleri, yıllar sonra Enes’in cenazesine sürülerek onun son vedasına eşlik edecekti.

Bir Savaş Hatırası Gibi

Hz. Hâlid b. Velîd’in Sakal-ı Şerif’e olan bağlılığı ise adeta bir destandır. Veda haccında Resûlullah sav’ın perçeminden kestiği saçlara özel olarak talip oldu. Resullah sav isteğini kabul edince, Hâlid onları başlığının ön kısmına yerleştirdi. Rivayete göre Hâlid o saç telleriyle girdiği hiçbir savaşı kaybetmedi. Yermük Savaşı’nda başlığı düşünce savaşı bile unuttu:

“Başlığım! Başlığım!” diye aramaya koyuldu.
Sebebini soranlara şöyle dedi:
“O başlıkta Resûlullah’ın saçlarından birkaç tel var. Onlarla savaştığım her topluluk hezimete uğradı.”

Bu söz, sadece bir savaşçı tecrübesi değil, aynı zamanda imanla güç bulan bir gönül bağlılığının ifadesidir.

Anne Eliyle Muhafaza Edilen Rahmet

Ümmü Süleym’in Resûlullah’ın terini ve saçını bir kaba alıp “Onu kokularımıza karıştırmak istedim” deyişi, ümmetin gönlünde nasıl bir sevda taşıdığını gösterir. Resûlullah tebessümle izin verir ve bu kadim gelenek başlar: Peygamber kokusunu evinde saklamak…

Hz. Âişe validemiz de kendisine düşen saç tellerini bir cam fanusta saklardı. Hz. Ümmü Seleme’nin evine göz değmesin diye gelen insanlar, o saç telleriyle gözlerini sıvazlar, şifa ararlardı.

Tâbiîn Neslinin Özlemi

Sakalı görenler kadar, göremeyenlerin de gönlünde aynı aşk vardı. Tabiînden büyük fakih Abîde es-Selmanî, Hz. Peygamber’in bir tek saç telini görebilmek için dünya dolusu altını feda etmeye razı olduğunu söylerdi.

Bu, sadece bir saç teline değil, bir özlemin kutsallığına duyulan iştiyaktı.

Osmanlı’da Sakal-ı Şerif Merasimleri

Asırlar geçti, emanetler elden ele, gönülden gönüle aktarıldı. Osmanlı sarayında, özellikle Ramazan ayının son on gecesinde Sakal-ı Şerif ziyaretleri büyük bir ihtimamla yapılırdı. Topkapı Sarayı’nda altın mahfaza içinde saklanan Sakal-ı Şerif, padişahın bizzat katıldığı törenlerle ziyarete açılırdı.

Bugün dahi Türkiye’de 1800’den fazla Sakal-ı Şerif olduğu Diyanet kayıtlarında geçmektedir. Ramazan gecelerinde camilerde salavatlarla açılan bohçalar, öpülür, koklanır. Lihye-i Şerif’in geçtiği her sokakta, dualar ve gözyaşları yankılanır.

Asıl Olan: Sevgi, Salavat ve Sünnet

Sakal-ı Şerif’e duyulan hürmet, o mübarek teli taşıyanın izine duyulan saygıdır. Tıpkı Kâbe’yi taş diye değil, tevhit sembolü diye tavaf ettiğimiz gibi, Sakal-ı Şerif de Allah Resûlü’nü hatırlatan bir uyarıcıdır.

Ziyaretin anlamı, salavatla yücelen gönüllerdedir. Resûlullah’a salât ü selâm getiren, onun ahlâkını örnek alan, onun ümmeti olmaktan gurur duyan her mümin için bu ziyaret, sadece bir bakış değil, bir biat yenilemedir.


Allah’ım…
Senin habîbinin bir tel saçına, bir damla terine, bir bakışına canlarını feda eden kulların olmak isteriz biz…
Biz ki onu göremedik, ama ona ümmet olduk.
Gönlümüz onun yolunda, kalbimiz onun sevdasında.
Ne olur ya Rabbi, bu aciz ümmeti o güzel yüzlü, nurlu Peygamber’in sav şefaatinden mahrum eyleme!

O’nun bir tel saçına gözyaşı döken sahâbîler gibi, biz de kalbimizin en derin yerinden “Hz Muhammed Sav” diye haykırıyoruz.
O’nun sünnetini baş tacı ettik, hadîslerini gözbebeğimiz bildik.
Sen bizi, onun Saçının bir teline Sakal-ı Şerif’inin hürmetine bağışla ya Rabbi…
Onun aşkıyla gözyaşı dökenlerin safına kat bizleri…

Ya Rabbi…
Bir gün bizi de o nur yüzlü Peygamber’e sav komşu eyle!
O’nun havz-ı kevserinde buluştur, onun sancağı altında topla bizleri…
O’nun Saçına ve Sakal-ı Şerif’e hasretle bakan gözlerimizi, ne olursun onun cemaliyle nurlandır

Âmin…
Salât ü selâm olsun Hz Muhammed Mustafa sav’e olsun
اللهم صل على سيدنا محمد وعلى آله وصحبه وسلم تسليماً كثيرا

Saç’ı Şerif ve Sakal-ı Şerif’in İzinde
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sondaki Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sondaki Haber ile Sohbet Et

Sondaki Haber ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.