Gazze’de Ateşkes İhlalleri Devam Ediyor: İnsani Kriz Derinleşiyor
Hastane kaynakları ve görgü tanıkları, İsrail ordusunun ateşkes koşullarına rağmen Gazze’nin çeşitli bölgelerinde saldırılarına devam ettiğini bildiriyor.
Son olarak, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan Cibaliya’nın doğusundaki Halave Mülteci Kampı’na yapılan saldırıda, yerinden edilen Filistinlilerin barındığı çadırlara ateş açılması sonucu bir Filistinli hayatını kaybetti. Halave Mülteci Kampı, bölgedeki en büyük barınma alanlarından biri olarak biliniyor. Dün, kamp sakinleri, İsrail ordusunun ‘Sarı Hat’tan çekildiği uyarısına rağmen kampın sürekli hedef alınmasını protesto etmişti.
Deyr Belah kentinde ise insansız hava araçlarından açılan ateş sonucu 16 yaşında bir çocuk ağır yaralandı. Görgü tanıkları, bu saldırının da ‘Sarı Hat’ın dışındaki bir bölgede gerçekleştiğini vurguladı. Bunun yanı sıra, Han Yunus’un doğu bölgeleri de İsrail ordusu tarafından topçu atışları, hava saldırıları ve denizden açılan ateşle hedef alındı.
Filistin makamlarının 14 Nisan’da açıkladığı verilere göre, 10 Ekim 2025 tarihinde varılan ateşkesten bu yana İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde en az 2 bin 400 kez ateşkesi ihlal etti.
Filistin Kızılayı Sözcüsü Raid en-Nims, “Filistin’in Sesi” radyosuna yaptığı açıklamada, Gazze’de yaralı ve hasta 18 bin kişinin tedavi için bölge dışına çıkmayı beklediğini ifade etti. Nims, İsrail’in uyguladığı ablukanın ve kısıtlamaların, yurt dışında tedavi olma imkânını oldukça sınırladığını vurguladı. 2 Şubat’tan bu yana sağlık amaçlı çıkış yapanların sayısının yalnızca 700 kişiyle sınırlı kaldığını belirtti.
Nims, tıbbi malzeme eksikliğine özellikle dikkat çekerek, “Canlar tehlikede; hayati öneme sahip tıbbi hizmetlerin yetersizliği nedeniyle uzun bekleme listelerinde hayatını kaybeden hastalar var.” dedi.
Sağlık durumları açısından risk taşıyan hastaların çıkışında seçim yapıldığını, ancak güvenlik onaylarının uzun sürmesi yüzünden gecikmeler yaşandığını ve bu durumun hastaların sağlık durumlarını daha da kötüleştirdiğini kaydetti.
Nims, uluslararası topluma sınır kapılarının açılması için acil müdahale çağrısı yaparak, sağlık konusunun siyasi ve güvenlik meselelerinden bağımsız olması gerektiğini vurguladı. Sağlık tahliyeleri için güvenli koridorların oluşturulmasının zorunlu olduğunu belirtmekte gecikmedi.
