IBAN Mağdurlarına Yönelik Yeni Yargı Paketi Tartışma Yarattı
CANAN SAKARYA/ANKARA
Bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmesi beklenen 12. Yargı Paketi, kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen kişilere dair önemli değişiklikler öneriyor. Yeni düzenleme, banka bilgilerini bilerek başkasına kullandıran bireylerin, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık başlığı altındaki 158. maddesine eklenmesi planlanan bir fıkrayla ele alınacak. Buna göre, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçunun yalnızca banka hesaplarının başkasına verilmesi durumunda ceza oranının yarı yarıya indirilmesi öngörülüyor.
Muhalefet partileri, mevcut sistemin hesaplarını suç örgütlerine kullandıran bireyler ile dolandırıcılık suçlarını işleyen asıl faillerin aynı çerçevede değerlendirilmesinin adalet duygusunu zedelediği görüşünde. Hazırladıkları karşı oy yazısında, sorunun sadece ceza indirimleriyle çözülemeyeceğini belirterek, bu tür fiillerin TCK’da bağımsız bir suç olarak düzenlenmesini talep ettiler.
Adaletin Sağlanması Gerekiyor
CHP, özellikle son yıllarda TCK 158. madde kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçlarında hatalı bir uygulama olduğu ve ekonomik olarak dezavantajlı grupların banka hesaplarını bilerek kullanıma sunduğunu öne sürdü. “IBAN mağdurları” olarak anılan bu kişiler, mevcut hukuk sisteminde çoğu zaman asıl faillerle aynı şekilde cezalandırılmakta. Bu durumun, suçların işlenişindeki kusurların göz ardı edilmesi nedeniyle adalet duygusunu zedelediği ifade edildi.
Organizatörlere Ulaşmada Zorluklar
DEM Parti, karşı oy yazısında, bankacılık bilgilerini başkalarına kullandırma fiilinin TCK’da bağımsız bir suç olarak tanımlanması gerektiğini savunuyor. Partiye göre, bu düzenleme hem tipiklik ilkesini koruyacak hem de suça bilinçli bir iştirak söz konusuysa gerekli hükümleri uygulamak için zemin hazırlayacak. Ayrıca, gerçek suç organizasyonlarına ulaşılamaması konusundaki endişelere dikkat çekildi.
Etkili Soruşturmalar Şart
Yeni Yol Grubu, düzenlemenin suç örgütlerinin etkisi altında kalan mağdurları dikkate almasını olumlu bulsa da, organizatörler ile masum kişilerin ayrımının net bir şekilde yapılamadığını belirtti. Çözümün yalnızca ceza indirimleriyle sağlanamayacağını vurgulayan grup, aynı zamanda banka ve ödeme kurumlarının şüpheli hareketleri daha sıkı bir şekilde denetlemesi gerektiği önerisinde bulundu.
Mecliste yapılacak görüşmeler, IBAN mağdurlarının adalet beklentilerini karşılayacak düzenlemeler getirilip getirilmeyeceğini belirleyecek. Bu konu, dolandırıcılıkla mücadelede ne derece etkili adımlar atılacağını da gözler önüne serecek.


