HSBC, Türkiye Ekonomisine Dair Geleceğe Dair Öngörülerini Paylaştı
İngiltere merkezli uluslararası banka HSBC, Türkiye’deki güncel siyasi ve makroekonomik gelişmelere dair önemli bir rapor yayımladı. Raporda, ana muhalefet partisi CHP’nin 2023 kurultay seçimini iptal etme kararı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçici lider olarak yeniden göreve gelmesi, yatırımcılar açısından dikkatlice incelendi.
HSBC, yatırımcıların bu gelişmelerin, Haziran 2023’ten bu yana uygulanan ekonomi programını nasıl etkileyeceğine dair endişelerini dile getiriyor. Banka, şu an için programda herhangi bir siyasi kısıtlama olduğuna dair bir bulguya rastlamadığını ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) mevcut politikalarının devam edeceğini öngörüyor.
Ekonomist Melis Metiner’in liderliğindeki raporda, TCMB’nin geçmiş krizlerdeki refleksleri ele alındı. Özellikle Mart 2025 yerel siyasi gelişmeleri ve Mart 2026’daki jeopolitik gerilimlerin sonrasında izlenen politikaların benzerliği dikkat çekti. Merkez Bankası, geçmişte bu tür dönemlerde döviz müdahaleleri ve likidite sıkılaştırma önlemleri uygulamıştı.
Petrol fiyatlarındaki artışa rağmen, TCMB henüz yüzde 37 seviyesindeki ana politika faizini değiştirmedi. Ancak, bankalararası repo piyasası faizleri yüzde 40 seviyesine yükseldi. HSBC, şirketlerin döviz mevduatlarının yalnızca 1,7 milyar dolar, hanehalkının ise 1,4 milyar dolar azaldığını belirtiyor. Bunun yanında, döviz talebinin artması halinde, Merkez Bankası’nın kesin bir faiz artışı yapmasını beklediklerini vurguladı.
Raporda, TCMB’nin rezerv artırıcı geleneksel olmayan araçları kullanmaya istekli oluşunun, net döviz pozisyonunun müdahale gücü için tek başına yeterli bir gösterge olamayacağına da dikkat çekildi. Ayrıca, 21 Mayıs’taki mahkeme kararının ardından piyasalardaki döviz satışlarının 6 milyar dolara ulaştığı kaydedildi.
