Başlık: Yüksek Getiri Hayali, Tasfiye Kuyruğundaki Yatırımcıları Bekletiyor
Getiri vaadi ne kadar yüksekse, çıkış kapısı o kadar zor olabilir. Şu an yarım milyona yakın kişi, bir çıkış umuduyla beklerken, arka planda fondaşlar ve yandaşlar ödeme kuyruğuna girmiş durumda.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföylerine ait toplamda 131 fonu tasfiyeye aldı. Yaklaşık 455 bin yatırımcı ve yüz milyarlarca liralık varlık, bu süreçte kilitlenmiş durumda. Düşük dolaşımlı hisselerdeki yoğunlaşma, likidite sıkışıklığı ve “yüksek getiri” arayışı, yatırımcılar arasında kaygı yaratıyor. Tutuklamalar devam ederken, ödeme takvimi ise hâlâ belirsizliğini koruyor.
Uzmanlar, yüksek getiri dolu fonlarla ilgili bazı önemli uyarılarda bulunuyor:
-
Bedava peynirin, fare kapanında olabileceğini unutmamak gerekiyor. Eğer piyasa yüzde 40 getiri sağlarken bir fon yüzde 80 “garanti” vaadi veriyorsa, bu durum şüphe uyandırmalı. İkna edici bir hikaye peşindeki “sihirbazlar” genellikle gizlice kayboluyor.
-
“Tavan tavan” yükselen hisselerde görülen artış, bazen yüzeysel olabiliyor. Yüksek tavan yapan bu hisse senetlerinde alıcı yoksa, aynı fonların birbirlerine taşıdıkları bir döngü söz konusu olabilir. Bu durum, piyasa dengesini tehlikeye atıyor.
-
Likidite, bir nevi güvenilir bir arkadaşın “yarın öderim” ifadesine benziyor. Kağıt üzerinde kazanç sağlayan yatırımcılar, çıkış kapısına yöneldiklerinde birçok kişiyle birlikte yarışmak zorunda kalıyor. Bu yoğun ilgi karşısında kapılar kapanabilir.
-
Portföy dağılımı yalnızca birkaç hisseye yatırım yapmaktan ibaret olmamalı. Yumurtaları tek bir sepete koyduğunuzda, sepetin çökmesi durumunda tüm yatırımınız tehlikeye girebilir.
-
Yatırımların arkasındaki referans “kazanç” çoğu kez belirsiz bir zincirin halkasıdır. Yakın çevre ve sosyal medya üzerinden alınan tavsiyelerin değeri sorgulanmalı; gerçekte sağlanan kazançlar, güvenlik sağlamaz.
-
Denetim raporları “her şey yolunda” diyebilir, ama bazen yol haritada yok olabilir. Dış ve iç denetimler mevcut olsa bile, gözlemlenmeyen meseleler sorun yaratabilir.
-
“Sınırlı bir sorun” ifadesinin ne anlama geldiği, sınırların nereye çizildiğine bağlıdır. Resmi açıklamalarda sorunlar kısıtlı görünse de, yatırımcıların yaşayabileceği zorluklar farklı bir boyut kazanıyor.
-
Tasfiye süreci, hızlı bir para iadesi anlamına gelmeyebilir. İş Bankası ve Ziraat gibi kurumlar görevli olsa da, sürecin uzaması kaçınılmaz olabilir. Yatırımcılar, “Param nerede?” sorusuna belirsiz bir cevap alabilir.
-
Yüksek getiri vaadi, geçmişten günümüze gelen eski bir Türk klasiğidir. Bu ve benzeri durumlar, genellikle yeni bir paravan altında yeniden sahne alıyor.
-
Paranın iyi anlaşılan bir yere yatırılmasının yanı sıra, kazanma başına sorusunun sorulması da önemlidir. Fakat yanıtlar tatmin edici değilse, yatırımcının uzaklaşması gerekebilir.
NOT: YENİ FON SKANDALLARININ ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN NE GİBİ TEDBİRLER ALINMALI?
SPK yasasında düzenlemeler yapılması gerektiği konuşuluyor. Ancak, mevcut yasalar zaten kapsamlı ve güncel. Temel sorun, bu yasaların uygulanmasında. En sağlam yasalar bile yanlış uygulandığında sektöre zarar verebilir.
FON FACİASI LÛGATI
- Yüksek getiri: Yüksek riskle birlikte gelir; yatırımcıların dikkat etmesi gereken bir gerçek.
- Fon denetimi: Astronomik getiriler, mutlaka sorgulanmalı.
- SPK: Yatırımcıları koruma görevi olan kuruma güven azalıyor.
- Insider trading: İç bilgiyi kullananlar, tekne su alırken ilk kaçanlardır.
