Yöneticilik Yetkinliği Üzerine Düşünceler
Yönetim alanında herkesin gerekli deneyim ve bilgiye sahip olduğu varsayımı sıkça karşılaştığımız bir durum. Ancak bu yaklaşımın doğru olmadığını savunan birçok uzman var. Zira yalnızca hevesle yöneticilik yapmak, profesyonel bir organizasyonu başarılı bir şekilde yönetmek için yeterli değil.
Çok sayıda kişi, yöneticilik yapabilme yetisinin yalnızca bir pozisyona sahip olmakla geldiğine inanıyor. Oysaki yöneticilik, özel bir eğitim ve beceri seti gerektiren bir alan. Sağlık sektörü gibi önemli konuların yönetimi için bile, yönetim becerilerinin eksik olması büyük sıkıntılara yol açabilir. Yanlış yönetim, şirketlerin iflas etmesine, değerli çalışanların kaybına ve departmanların kapanmasına neden olabilir.
Örnek vermek gerekirse, Türkiye’nin önde gelen spor kulüplerinden Galatasaray bile, birçok kez tecrübesiz yöneticiler tarafından idare edilmeye çalışılıyor. Spor dünyasından gelmeyen ve yöneticilik eğitimi almamış kişilerin, kulüp yönetiminde yer alması, sık sık başarısızlıklara yol açıyor.
Bu kişilerin iletişim yetenekleri genelde zayıf, ikna kabiliyetleri düşük ve stratejik düşünme kabiliyetleri yetersiz kalıyor. Yönetim alanının temel unsurlarından olan 4P (plan, program, psikoloji, profesyonellik) konusunda da eksiklikler yaşanıyor. Bu sebeple, bir takımın transfer döneminde bile, son dakikada kararlar alıyorlar.
Ne yazık ki, bu durum büyük markaların ve milyonlarca insanın geleceğini etkileyebilecek kadar ciddi. Spor gibi sektörlerde olduğu gibi, pek çok alanda da benzer sorunlar yaşanıyor. Uzmanlık sahibi olmak, yöneticilik için yeterli olmuyor; çünkü yöneticilik ve uzmanlık farklı profiller gerektiriyor. Yönetim, aynı zamanda bir bilimdir ve dünya genelinde bu konuda birçok akademik çalışma ve müfredat mevcuttur. Dolayısıyla, yönetim pozisyonlarına herkesin atanması doğru bir yaklaşım değil.
Öte yandan, Türkiye’de birçok insan yöneticilik pozisyonunu hedeflerken, Amerika’da pek çok kişi 60 yaşında uzman olarak kalmayı tercih ediyor. Türkiye’deki sosyal yapı, 40 yaşına kadar yönetici olamayan bireyleri sorgularken, bu durumun ele alınması gereken bir sosyolojik mesele olduğu bir gerçek.
Sonuç olarak, yönetim alanında yetkinlik ve deneyim sahibi kişiler ile doğru eğitim almış bireylerin seçilmesi büyük önem taşıyor. Bu, hem organizasyonların sağlıklı bir şekilde işlemesi hem de çalışanların motivasyonu açısından kritik bir unsur.
