Kudüs’te bir duvar var: Yahudilerin “Kotel”, Müslümanların “Burak Duvarı” dediği o taş yığını. Yüzyıllardır mabedin yıkılışına ağlayan Yahudiler için bu duvar, hatıranın mekânıydı. Fakat bugün bu taşlar, yalnızca gözyaşının değil; Siyonizmin Üçüncü Tapınak hayalinin en büyük sahnesine dönüşmüş durumda.
Fotoğraf Tiyatrosu
Dünyanın dört bir yanından futbolcular, sanatçılar, iş insanları bu duvara sürükleniyor. Kimi dua ediyor, kimi sahte gözyaşı döküyor, kimi sadece fotoğraf veriyor. Hepsi aynı mesajı fısıldıyor:
“Kudüs İsrail’indir, işgal meşrudur.”
Siyasetin Poz Yarışı
ABD Başkanları, Avrupa liderleri, Latin Amerika’nın yeni figürleri… Hepsi aynı taşlara el sürüyor. Trump’ın kipa takarak verdiği o poz, İsrail’e Kudüs’ü başkent hediye etti. Bugün Milei, yarın bir başkası… Hepsi aynı tiyatroya figüranlık yapıyor.
Satılmış Ruhlar
Hatta içimizden bazıları bile aynı sahnede boy gösteriyor. Terör şebekelerinin piyonları, ümmetin mukaddesine ihanet eden sözde kahramanlar, Siyonizmin “barış” maskesinin altında işgali kutsuyor.
Üçüncü Tapınak Hayali
Bu sahne aslında bir fotoğraf oyunu değil; derin bir teolojik stratejinin parçası. Siyonist akıl, Ağlama Duvarı’nı Üçüncü Tapınak’ın temeli olarak görüyor. Bu yüzden orada toplanıyor, bu yüzden devlet başkanlarını oraya götürüyor. Amaç, İslâmî hafızayı gölgelemek, Kudüs’ü bir “Yahudi başkenti”ne dönüştürmek.
Dün bunun yeni bir örneği yaşandı:
Netanyahu ve ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Kudüs’te bir araya geldi. İkili, Mescid-i Aksa’nın güneyinde, Silvan bölgesinde başlatılan tünel kazılarına bizzat katıldı. Netanyahu açıkça, “İsrail Kudüs’ü sonsuza dek işgal edecek” dedi. Bir zamanlar kendi tapınaklarının bulunduğunu iddia ettikleri Mescid-i Aksa’nın altındaki bu tüneli sembolik şekilde kazmaları, Üçüncü Tapınak hedefinin ilanından başka bir şey değildir.
Ümmetin Çağrısı
Oysa biz biliyoruz: Kudüs, Mescid-i Aksâ’nın şehridir. Miraç menzilidir. Burak Duvarı, Rasûlullah’ın miracındaki yolculuğunun izidir. Bizim için bu taşlar, ümmetin gözyaşlarını silemediğimizin acı hatırlatmasıdır.
Kim o duvarın önünde eğiliyorsa, işgalin taşlarına selam duruyor demektir. Kim orada poz veriyorsa, Üçüncü Tapınak planının sahnesinde figürandır.
Son Söz
Biz ilan ediyoruz:
- Kudüs, ümmetin kalbidir.
- Mescid-i Aksâ zincirlerinden kurtarılmadıkça bu işgal aklanamaz.
- “Üçüncü Tapınak” hayali, ümmetin direnişiyle bir kez daha tarihin çöplüğüne gömülecektir.
Ağlama Duvarı Siyonizmin fotoğraf sahnesi olabilir; ama Kudüs, Allah’ın izniyle, ümmetin zafer meydanı olacaktır.



