USD48,46
%0.06
EURO56,33
%-0.02
EURO/USD1,16
%-0.08
BIST14.112,89
%-0.27
Petrol98,73
%1.78
GR. ALTIN6.860,79
%0.01
BTC4.063.984,00
%-0.1

Türk demokrasi tarihinin utanç verici dönemi: 27 Mayıs darbesi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de Çok Partili Hayata Geçiş ve DP Dönemi: İktidardan İhtilale

Türkiye, 1946 yılında çok partili hayata geçiş yaptıktan sonra 1950 yılında Demokrat Parti (DP) ile yeni bir siyasi döneme girdi. On yıl boyunca iktidarda kalan DP, son dönemlerinde yaşanan toplum içindeki gerilimler ve siyasi çekişmelerle dikkat çekti.

Demokrat Parti, Kuruluşundan kısa bir süre sonra 14 Mayıs 1950’de düzenlenen seçimlerde %53 oy ile 416 milletvekili kazanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Bu seçim, 27 yıllık tek parti döneminin sona ermesi anlamına geliyordu. DP’nin ilk iktidar döneminde Celal Bayar Cumhurbaşkanı, Adnan Menderes ise Başbakan olarak göreve başladı.

İlk DP hükümeti, Haziran 1950’de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesindeki bazı isimleri emekliye sevk ederek, darbe hazırlığı yapıldığı iddialarına karşı önlem aldı. Bu dönemde "milli irade" vurgusu ile tarımda, sanayide, eğitimde ve sağlıkta önemli gelişmelere imza atıldı. Ancak, DP ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) arasında süregelen siyasi çekişmeler, 1953 yılında DP’nin CHP’nin mal varlıklarını Hazine’ye devretmesi ile daha da derinleşti.

1954 seçimlerinde DP, %57 oy alarak yeniden iktidara geldi. Ancak bu galibiyet, parti içerisinde ayrışmalara ve ekonomik krize zemin hazırladı. 19 milletvekili DP’den ayrılarak Hürriyet Partisi’ni kurdu. Ekonomik sıkıntılar, halkın huzursuzluğunu artırdı.

Özellikle 6-7 Eylül 1955 tarihlerinde Selanik’teki Atatürk evi önüne atılan bombaların ardından İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde patlak veren olaylar büyük bir kaosa dönüştü. Azınlık mensuplarına yönelik saldırılar, Türkiye’yi derinden sarstı.

Öğrencilerin Gösterileri ve İhtilal

Bu olayların ardından üniversite öğrencileri hükümeti protesto etmek amacıyla eylemlere kalkıştı. İstanbul Beyazıt Meydanı’nda gerçekleşen bir gösteride, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz’in hayatını kaybetmesi, olayların daha da büyümesine neden oldu. Ardından sıkıyönetim ilan edildi.

5 Mayıs 1960’ta Ankara’da gerçekleştirilen "555K" kodlu gösteride, Başbakan Menderes öğrencilere hitap etti ancak bu girişimi başarısız oldu. Menderes’in "Bir Başbakanın boğazını sıkıyorsun, bundan ala hürriyet mi var?" sözleri tarihe geçti.

Sonuç olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir grup general, 27 Mayıs sabahı ihtilal yaparak yönetime el koydu. Milli Birlik Komitesi, demokrasiyi korumayı ve hızlı bir şekilde adil seçimler gerçekleştirmeyi vaat etti.

Darbe Sonrası Yargılamalar ve İdamlar

Darbe sonrası Anayasa, TBMM feshedildi ve birçok DP yöneticisi gözaltına alındı. DP liderleri Yassıada’da yargılandı ve sonuç olarak dönemin hükümet üyeleri idam cezasına çarptırıldı. Celal Bayar’ın cezası yaş haddi nedeniyle müebbete çevrilirken, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idam edildi.

1990 yılında çıkarılan bir yasayla, bu süreçte haksız yere idam edilmiş olanların itibarları iade edildi ve naaşları devlet töreni ile anıt mezara alındı. Yassıada, 60 yıl sonra "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak yeniden anıldı.

Bu olaylar, Türkiye’nin modern tarihinde derin izler bıraktı ve siyasi ortamda önemli dönüşümlere yol açtı.

Türk demokrasi tarihinin utanç verici dönemi: 27 Mayıs darbesi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sondaki Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sondaki Haber ile Sohbet Et

Sondaki Haber ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.