Ticaret Bakanlığı: TDT Üyesi Ülkelerle Ticaret Hacmi 20 Kat Arttı
Ticaret Bakanlığı, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ve gözlemci ülkelerle olan ekonomik ve ticari ilişkilerin ortak tarih, kültürel bağlar ve stratejik iş birliğinden güç aldığına dikkat çekti.
TDT’nin 2009 yılında kurulduğunu ve 2021’de İstanbul Zirvesi’nde bugünkü adını aldığını hatırlatan bakanlık, teşkilatın siyasi diyaloğu güçlendirme, ekonomik entegrasyonu derinleştirme ve bölgesel istikrar sağlama amacına yönelik faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti.
Açıklamada, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’ın TDT’nin üye ülkeleri arasında yer aldığını; Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ise gözlemci olarak katıldığını ifade etti.
Ticaret Hacminde Önemli Artış
Türkiye’nin TDT üyesi ülkelerle dış ticaret hacminin 2002 yılında 871 milyon dolar iken, 2025 yılı sonunda yaklaşık 20 kat artarak 16,9 milyar dolara ulaşmasının beklendiği aktarıldı. 2025’te TDT ülkeleri içinde en fazla ticaretin Kazakistan’la gerçekleştirileceği, bu ülkenin 7,8 milyar dolar ile ilk sırada yer alacağı, ardından Azerbaycan (4,3 milyar dolar), Özbekistan (3,1 milyar dolar) ve Kırgızistan’ın (1,6 milyar dolar) sıralandığı vurgulandı.
Bu yılın ilk 7 ayında TDT ülkeleriyle olan ticaretin sağlam bir seyir izlediği, ocak-temmuz döneminde dış ticaret hacminin geçen yıla göre %6,6 artarak 10,1 milyar dolara ulaştığı kaydedildi. Ayrıca, gözlemci ülkelerle de ticaretin arttığı, 2025 yılında bu ticaret hacminin %6,8 artışla 10 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğü ifade edildi.
Türk Coğrafyasının Stratejik Önemi Artıyor
Açıklamada, son çeyrek yüzyılda küresel üretim ve ticaret merkezinin batıdan doğuya kaymasının Türk coğrafyasının uluslararası ticaretteki stratejik önemini artırdığına vurgu yapıldı. Orta Koridor’un sunduğu fırsatlar sayesinde Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesinin önemli bir potansiyel sunduğu belirtildi.
Ticaret Bakanlığı, ortak tarih, kültürel bağlar ve karşılıklı güven temeli üzerinden TDT bünyesinde ekonomik ve ticari entegrasyonu güçlendirmeye kararlı olduklarını, Orta Koridor’un stratejik avantajlarını etkin şekilde değerlendireceklerini ve Türk dünyasının küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirecek projeleri sürdüreceklerini açıkladı.



