İzmir’de Kentsel Dönüşüm Sürecinde Halkın Kafası Karışık
Hakan ATİS
Son zamanlarda İzmir’de ilçe belediyeleri tarafından vatandaşlara sıklıkla tebligatlar gönderilmeye başlandı. Özellikle Karşıyaka’da, “1. Grup” olarak tanımlanan yaklaşık 600 apartmana resmi yazılar ulaştırıldı. İlçeler, dört farklı bölgeye ayrılmış durumda. Bu zarflarda, binalar üzerindeki incelemelerin sonuçları paylaşılmakta ve kentsel dönüşümün önü açılmakta. Deprem gerçeği ile yaşayan İzmirliler bu duruma duyarlı olsa da ilçe belediyeleri ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmaları yeterli gelmiyor. Özellikle yıkım kararları ve yeniden inşa süreçleri başladığında, vatandaşlar için belirsizlikler artmakta.
Gelecek aylarda binaların durumu hakkında bilgilendirme yapılan resmi yazılar ve belirlenmiş bölgeler ile birlikte, kentte yaklaşık 880 bin konutun dönüşüm beklediği daha önce ifade edilmişti. Tüm bu çabanın içinde, hem kamu otoriteleri hem de vatandaşlar aynı hedefe yönelik çalışıyor gibi görünse de bilgi eksikliği ciddi bir sorun teşkil ediyor.
İzmirlilerin merak ettiği önemli konulardan biri, Dünya Bankası’ndan sağlandığı ifade edilen, ilk yılı ödemesiz ve geri kalanının 180 ayda ödeneceği belirtilen 3’er milyon TL’lik kredisinin kime, hangi koşullarda verileceği. Vatandaşlar bu süreçte büyük bir kafa karışıklığı yaşıyorlar. Bilgi akışının daha düzenli bir şekilde sağlanması için, kamu otoritelerinin gazeteler, dijital medya, reklam panoları gibi çeşitli iletişim kanallarını kullanarak toplumu bilgilendirmesi gerektiği vurgulanmakta.
Diğer bir sorun ise, İzmir’de bazı müteahhitlerin proje yapmaktan kaçınması ve yüksek maliyetlere karşı sergiledikleri tepkiler. Hane başına 1-2 milyon TL’den başlayarak, 5-6 milyona kadar çıkan ek ücret talepleri, kentsel dönüşüm süreçlerinin önündeki engeller arasında. Çözüm önerileri arasında, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı’nın mevcut yapıları bir veya iki kat artırmasına yönelik destek verilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bu süreçte T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum’a çağrıda bulunarak, İzmir’deki sorunları yerinde göstermek için bir görüşme talep ediliyor. Kent genelindeki yapılaşmanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için Ankara’nın durumla ilgilenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Öte yandan, Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Kaplan, Dünya Bankası destekli kentsel dönüşüm kredisinin bir makro çözüm değil, sadece bir finansman modeli denemesi olduğunu belirtiyor. Hak kaybının önlenmesi için profesyonel hukuki desteğin imzadan önce alınmasının önemine vurgu yapılıyor.
Tüm bu bilgi akışı ve çözüm önerileri, İzmir’deki kentsel dönüşüm sürecinin sağlıklı ilerlemesi için kritik öneme sahip. Kentteki dönüşüm süreci devam ederken, İzmir’in geleceği için atılacak adımlar halkın refahı açısından büyük önem taşımakta. Ekonomi Ege Eylül sayısında yeniden buluşmak dileğiyle.



