Özel, rahatsızlığı nedeniyle dün vefat eden eski milletvekili Selçuk Ayhan için Bornova Hüseyin İsabey Camisi’nde düzenlenen cenaze namazına katıldı.
Törende, bazı İzmir milletvekilleri de yer aldı. Ayhan’ın eşi, çocukları ve yakınlarına başsağlığı dileklerini ileten Özel, namazın ardından gazetecilere açıklamalar yaptı.
Selçuk Ayhan’ın CHP İzmir İl Başkanlığı görevini üstlenmiş ve İzmir’i Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil etmiş önemli bir isim olduğunu belirten Özel, “Çok üzgünüz. Ailesine, Cumhuriyet Halk Partisine ve tüm İzmirlilere başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.
“LÜZUMSUZ TARTIŞMALARI BİR YANA BIRAKSINLAR”
CHP’li bazı milletvekillerinin sosyal medya üzerinden yaptıkları karşılıklı açıklamalar hakkında görüşü sorulduğunda ise Özel, CHP Genel Başkanı olarak bu tartışmaları sona erdirdiğini dile getirdi.
Bundan sonra hiçbir partilinin partiyi ve kamuoyunu iç tartışmalarla meşgul etmemesi gerektiğini vurgulayan Özel, “Önümüzde önemli bir görev var. Partiyi birinci parti yapıp Cumhuriyet Halk Partisini, Atatürk’ün partisini iktidara taşıyacağız. Bu motivasyonla birlik içinde devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
Her iki taraftan özür dileyerek, “Artık bu tartışmaları bir kenara bıraksınlar. İnsanlar geçim sıkıntısı, yokluk ve işsizlikle mücadele ederken, CHP’nin kendi içindeki tartışmalar yapması son derece anlamsız.” dedi. Ayrıca, herhangi bir hoşnutsuzluğu bulunanlar için partinin tüzüğünün açık olduğuna dikkat çekti.
Özel, sokakta olmayan bir tartışmanın sosyal medyada sürdürülmemesi gerektiğinin altını çizerken, “Sokakta CHP tartışılmıyor. Sokakta açlık, yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik gibi konular konuşuluyor. Bu nedenle, sosyal medyada tartışmalar yapmanın partimize ve ülkemize bir yararı yok.” diye ekledi.
Artık Cumhuriyet Halk Partisi’nden kendisine değer veren herkesi bu tür tartışmalardan uzak durmaya davet ettiklerini belirten Özel, “Birileri bu tartışmaları sürdürüyorsa, bunları partililerin vicdanına havale edin.” değerlendirmesinde bulundu.
Özel, içe dönük tartışmaların partiye kaybettirdiğini ifade ederek, “İşimizi yapmaya bakacağız. Artık Cumhuriyet Halk Partisinde kimse birbirine laf yetiştirmeyecek.” şeklinde konuştu.
İZMİR KÖRFEZİ’NDEKİ KİRLİLİK
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na İzmir Körfezi’nden su getirdiğini hatırlatan Özel, “Çevre Şehircilik Bakanı burada vicdanını ortaya koymuş. Geçmişte attığı imzaların sonuçlarını biz gördük. İstanbul’da halkın iradesinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz.” dedi.
Özel, İzmir Körfezi’ndeki kirliğin yalnızca bir su problemi olmadığını, aynı zamanda bu konunun çevresel ve sosyal boyutlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. İzmir’in, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bilinen bir şehir olduğunu, ancak kirlenen körfezin bu değerleri tehdit ettiğini ifade etti. Yerel yönetimin bu konuda daha etkin adımlar atması gerektiğini belirten Özel, halkın sağlığını korumanın öncelikli hedef olması gerektiğini belirtti.
Özel, ayrıca şunları ekledi: “İzmir, temiz bir çevreye ve sağlıklı bir yaşam alanına sahip olmayı hak ediyor. Bu nedenle, yerel yönetim ve merkezi hükümetin iş birliği yaparak, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin giderilmesi için acil ve kalıcı çözümler geliştirmesi şarttır. Kentin geleceği için hep birlikte sorumluluk almalı ve bu konuda harekete geçmeliyiz.” Bu bağlamda Özel, halkın da çevre bilincini artırması gerektiğine dikkat çekti ve temizlik faaliyetlerinin yanı sıra sürdürülebilir çevre politikalarının önemine vurgu yaptı.
Çözüm Önerileri
Özel, İzmir Körfezi’ndeki kirlilikle mücadele için şu önerileri sundu:
- Atık yönetim sistemlerinin gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi.
- Sanayi tesislerinin denetimlerinin artırılması ve çevre dostu üretim süreçlerine teşvik edilmesi.
- Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi için eğitim programlarının düzenlenmesi.
- Yerel ve merkezi yönetim iş birliği ile kirliliği önleyici projelerin hayata geçirilmesi.
- Yerli ve yabancı yatırımcıları sürdürülebilir projelerde desteklemek.
Bu önerilerin hayata geçirilmesi durumunda, İzmir Körfezi’nin hem ekosisteminin hem de halk sağlığının korunabileceği ifade ediliyor.
