Osmanlı-Rus Savaşı’nın yaşandığı Aziziye Tabyaları’nda gerçekleştirilen şehitleri anma programına katılan Nene Hatun’un torunu Güner Yamanlı, duygu dolu anlar yaşadı.
Yamanlı, “Heyecanlı, duygulu ve gururluyum. Gençlerimiz vatana ve millete sahip çıksın. Allah devlete zeval vermesin. 9 yaşındayken Nene Hatun’u gördüm ve onunla yaşamıştım. Aynı evde geçirdiğimiz günlerimiz çoktu. Evimiz adeta bir müze gibiydi; sürekli ziyaretçi ve misafir akınına uğrardı. 1954 yılında düzenlenen bir törende Türk Milleti’nin annesi seçildi. Ancak o tören sırasında rahatsızlandı ve daha sonra zatürre hastalığına yenik düştü. Ankara’da Anıtkabir’de defnedilmesi önerildi ama dedem bu fikre karşı çıktı. Uzak olduğu için değil, vatanı savunduğu topraklara gömülmesinin daha anlamlı olacağını düşündü. Cenaze namazı, Lala Mustafa Paşa Camii’nde kılındı ve top arabasıyla Aziziye Tabyası’na defnedildi.” ifadelerini kullandı.
Nene Hatun’un kayda değer bir yaşam sürdüğüne dikkati çeken Yamanlı, “O, uzun yıllar boyunca hasta olmadı, ilaç kullanmadı. Ancak son zamanlarında rahatsızlandı. Anlatırdı ki, savaş dönemlerinde yaşadığı anılarla gözyaşlarına boğulurdu. Kardeşi ve eşi şehit düştüğünde, çocuğunu beşikte bırakarak, ‘Çocuğum annesiz büyür ama vatansız büyümez’ diyerek tabyalara koşturarak Erzurum halkını savaşmaya ve vatanı savunmaya davet etti. Böyle bir kahraman kadının torunu olmak bizler için büyük bir iftihar kaynağı.” şeklinde konuştu.
