“Kıyı Bölgelerde Yer Altı Su Kaynaklarına Acil İhtiyaç Var”
Kıyı bölgelerde, özellikle şehrin batısında, yer altı su kaynaklarına deniz suyunun karıştığını belirten Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, bu durumun sulama için kullanılmasının toprak tuzluluğunu artırdığına ve bitkisel üretimde azalma riskine yol açtığına dikkat çekti. Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, yer altı su kaynaklarının korunması ve yağmur suyunun tekrar topraklarla buluşturulması gerektiğinin altını çizdi.
“Yağmur Suyu Hasadı Zorunlu Olmalı”
Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, vatandaşların su tasarrufuna dikkat etmesinin yanı sıra suyun kirlenmemesi için sanayide kullanılan suyun arıtma tesislerinden sonra derelere deşarj edilmesinin önemine değindi. Ayrıca, tarımda hâlâ yüzde 65 oranında vahşi sulama uygulandığını, bunun yerine basınçlı sulama sistemine geçilmesi gerektiğini vurguladı. Toprak yüzeyinde suyun yer altına ulaşmasını sağlamanın önemine işaret eden Kayıkçıoğlu, toprakların örtülmesinin ve sağlığının korunmasının hayati olduğunu belirtti.
“Hidrolojik Dönüşüm İçin Adımlar Atılmalı”
Yağmur suyu hasadının zorunluluk haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Kayıkçıoğlu, çatı suyu hasadı ve tarımsal alanlarda yağmur suyunun toplanarak hidrolojik döngüyü desteklemek için kullanılabileceğini söyledi. Kayıkçıoğlu, “Bu şekilde yer altı sularını besleyebiliriz” diye ekledi.
Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, yer altı sularını sorumlu bir şekilde yönetmeye devam etmediğimiz takdirde su kaynaklarımızın tükeneceği konusunda uyardı. Deniz suyu arıtımıyla ilgili projelerin maliyetli olduğunu hatırlatan Kayıkçıoğlu, 4.5 milyon nüfuslu İzmir’in su ihtiyacını karşılamanın şu an mümkün olmadığını ifade etti.
