İzmir’de Geliştirilen Yeni Tanı Teknolojisi, Erken Teşhisle Cerrahi Müdahaleye İhtiyacı Azaltabilir
Araştırmacılar, İzmir’de geliştirilen yenilikçi bir tanı sisteminin, erken teşhisin birçok hastada cerrahi müdahale ihtiyacını azaltabileceğini ve ilaç tedavisinin zamanında uygulanmasına olanak tanıyabileceğini ortaya koydu. Bu durum, hem hastaların sağlık süreçlerini hem de gelecekteki üreme sağlıklarını koruma açısından önemli avantajlar sunuyor.
Uzmanlar, söz konusu sistemin otonom bir tanı koyma aracı olmadığını, aksine klinik değerlendirmeyi destekleyen bir karar destek mekanizması olarak işlev gördüğünü vurguluyor. Nihai tanı ve tedavi sürecinin ise her zaman uzman hekimler tarafından yürütüleceği belirtiliyor.
Geliştirilen sistem, tıp ile yapay zekayı buluşturan yerli projelerin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırırken, kadın sağlığı alanındaki tanı süreçlerinin daha hızlı ve güvenilir hale geleceği umuluyor.
Sağlık Regülasyonlarına Uygun Karar Destek Mekanizması
Projenin sınırlarını çizen Op. Dr. Gültekin Koçun, yapay zekanın hekimin yerini almayacağını, aksine onu destekleyen güçlü bir araç olacağını belirtiyor. Koç, “Bu teknoloji, sadece otonom bir tanı koyma aracı değil, hekimlerin klinik kararlarını desteklemek için, özellikle ilk 12 günlük kritik izleme sürecinde dinamik hormonal ve ultrason verilerini analiz ederek erken uyarı sinyalleri vermek üzere tasarlanmıştır” dedi.
Geliştirilen modelin geleneksel yapay zeka sistemlerinden en büyük farkının, kara kutu mantığının aksine ‘Açıklanabilir Yapay Zeka (XAI – SHAP)’ altyapısına sahip olması olduğunu vurguladı. Sistem, tanı sürecinde hangi parametrelerin ne kadar güvendiğini hekime gerekçeleriyle sunarak tıbbi güvenilirliği artırıyor.
Küresel Ölçekte Tanınma
Bu önemli yapay zeka çalışması, uluslararası mühendislik ve teknoloji dünyasının en prestijli dergilerinden biri olan IEEE Access’ta yayımlanarak küresel ölçekte tanınmış oldu. Dergide yayımlanan makalede, ‘Dış Gebeliğin Erken ve Doğru Tanısı: SHAP Tabanlı Açıklanabilir Makine Öğrenmesi Yaklaşımı’ başlığıyla Türk hekim ve mühendislerinin multidisipliner başarıları ortaya kondu.
Bu yenilikçi yaklaşımın, yakın gelecekte rutin jinekoloji kliniklerinde süreçleri hızlandırarak anne sağlığı çıktılarını küresel ölçekte iyileştirmesi bekleniyor.
