Uluslararası İlaç Firmalarından İlaç Fiyatlandırmasına İlişkin Açıklama: “Yenilikçi Tedavi Süreci 2027’de Başlayacak”
MEHMET KAYA/ANKARA
Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) Genel Sekreteri Ümit Dereli, kamuoyuna yansıyan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ’in önemli bir değişiklik içermediğini belirtti. EKONOMİ’nin sorularını yanıtlayan Dereli, güncellenen kur ayarlamalarındaki değişikliğin yalnızca kan ürünlerini kapsadığını, diğer ilaçların fiyatlandırma yönteminin aynı şekilde sürdüğünü vurguladı. Uluslararası firmalar açısından ilaç arzı ve fiyatlandırma konusunun değerlendirilebilmesi için ise 2027 yılının sonlarını beklemek gerektiğini ifade etti.
Yanlış Anlaşılmalar Söz Konusu
Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ, 29 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Yeni tebliğ, önceki metinde bulunmayan “güncel Avro değeri” ifadesini ekleyerek, Merkez Bankası tarafından iki haftada bir açıklanacak Avro satış kuru tanımını içeriyor. Ancak bu değişiklik, tüm ilaçlara uygulanacakmış gibi algılanarak yanlış bilgilere yol açtı. Dereli, ilaç fiyatlaması için uygulanan mevcut usulün hiçbir değişiklik içermediğini ve buna “dönemsel Avro kuru” adının verildiğini açıkladı.
Dereli, kan ürünlerinin fiyatlamasında kullanılan “güncel Avro kurunun” farklılık gösterdiğini belirterek, bu uygulamanın, belirli ürünler için doğrudan uygulanacak bir sisteme dönüştüğünü aktardı. Ancak bu mekanizmanın aslında yeni olmadığını ve yalnızca belirli ürünler için geçerli olduğunu vurguladı.
Erişim ve Sürdürülebilirlik Üzerine Değerlendirmeler
Yeni tebliğin, ilaç erişimini artırma amacını taşıdığına dikkat çeken Dereli, sistemin getireceği etkilerin 2026 yılının son çeyreğinden itibaren değerlendirilebileceği öngörüsünde bulundu. Uygulamanın, yeni tedavilerin Türkiye’ye girişi ve mevcut ilaçların pazardaki sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerinin yakından takip edileceğini söyledi.
Değer Bazlı Fiyatlama Talebi Devam Ediyor
Ümit Dereli, AİFD’nin ana taleplerinin veri temelli bir fiyatlama sistemi kurma yönünde olduğunu ve uluslararası firmaların, sağlanan faydaya bağlı ilaç fiyatları ödemesi talebinin uzun süredir sürdüğünü belirtti. Bu modele karşı çıkanların ise ilaç fiyatlarının artacağı ve pahalı ilaç tüketiminin yükselebileceği yönünde endişeleri bulunuyor. Ancak değer bazlı fiyatlama yaklaşımını savunanlar, toplam mali faydanın, sağlık faydasının artışını aşacağını öne sürüyor. Dereli, daha şeffaf ve öngörülebilir bir fiyatlandırma altyapısının kurulmasının önemli olduğunu ifade ederek, bu düzenlemelerin etkilerinin 2026 yılının son çeyreği ve 2027 yılında daha net bir şekilde değerlendirilebileceğini belirtti.
