USD48,46
%0.06
EURO56,33
%-0.02
EURO/USD1,16
%-0.08
BIST14.112,89
%-0.27
Petrol98,73
%1.78
GR. ALTIN6.860,79
%0.01
BTC0,000000
%0

Habîb-i Neccâr Hz: İnancın ve Fedakârlığın Antakya’daki Sesi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Antakya’nın kadim dağlarının eteklerinde, sessiz sedasız bir cami yükselir: Habîb-i Neccâr Camii. Anadolu’nun ilk camisidir bu. Lakin onu özel kılan sadece yaşı değil; altında yatan imandır, sadakattir, fedakârlıktır…

Kur’ân-ı Kerîm’in kalbinde yer alan Yâsîn sûresinde anlatılan kıssa, işte bu topraklara aittir. Bir şehir halkına gönderilen üç elçi… Onların çağrısına kulak tıkayan bir kavim… Ve şehrin uzak bir köşesinden koşarak gelen bir adam: Habîb-i Neccâr. O, putperest bir toplumun içinde tevhid meşalesini tutuşturan yalnız bir mümindir.

Kimdir bu MUHTEREM ZAT? Rivayetler onun bir marangoz ya da ayakkabıcı olduğunu söyler. Günlük kazancının yarısını ailesine, diğer yarısını ise sadaka olarak dağıtan, gönlü cömert bir zattır. Cüzzam hastalığına yakalandığı için halktan uzak yaşamaktadır. Ama Hakk’a olan yakınlığı, halktan uzaklığını unutturur.

Yâsîn Sûresi’nde Anlatılan Antakya Kıssası: Habib-i Neccâr ve Üç Elçinin Hakk’a Daveti

Yüce Rabbimiz, Yâsîn Sûresi’nin 13. ve 14. âyetlerinde şöyle buyurur:

“Ey Habîbim! Onlara, o şehir ahâlisini misal olarak ver. Resullerin oraya geldiği vakti zikret. O vakit, onlara iki Resûl göndermiştik de onları yalanlamışlardı. Biz de (o ikisini), bir üçüncü Resûl ile takviye etmiştik. Bunlar, şehir ahâlisine dediler ki: ‘Biz sizi dîne dâvet için gönderilen Resulleriz.’” (Yâsîn, 36/13–14)

Bu âyet-i kerîmelerde zikredilen kıssa, tarihî rivayetlere göre Antakya şehrinde geçmiştir. “Resûl” kelimesi burada, teknik olarak peygamberlik mânâsında değil, Hz. Îsâ’nın havârilerinden olan ve O’nun dinini yaymakla görevli evliyâ zatları ifade etmektedir.

İki Elçinin Görevi ve Habib-i Neccâr’ın İmanı

Antakya halkına gönderilen ilk iki elçi, şehrin dışında koyunlarını otlatan yaşlı bir adamla karşılaştılar. Bu zat, Kur’ân’da övgüyle bahsedilen Habib-i Neccâr idi. Elçiler kendilerini Hz. Îsâ’nın elçileri olarak tanıtıp, onu Allah’a îman etmeye davet ettiler. Habib-i Neccâr, bir mucize istediğinde, elçiler onun yatalak oğlunu Allah’ın izniyle şifaya kavuşturdular. Bu mucize üzerine Habib-i Neccâr îman etti ve şehre dönerek durumu halka duyurdu.

Elçilerin birçok hastayı Allah’ın izniyle iyileştirmeleri, şehirde kısa sürede yayılınca, bu durum kralın dikkatini çekti. Elçiler, kralın emriyle huzura getirildiler ve sorguya çekildiler. “Biz Hz. Îsâ’nın elçileriyiz” dediklerinde, delil istendi. Onlar da, “Allah’ın izniyle körü, alacayı, hastayı iyileştirir, sizi de bir olan Allah’a îman etmeye davet ederiz” dediler. Bunun üzerine kral öfkelendi, onları hapse attırdı ve işkence ettirdi.

Hz. Şemun es-Safâ’nın Müdahalesi ve Mucizeler Zinciri

Bu olaylardan sonra, onların hocası olan ve ilimce üstün bir zât olan Hz. Şemun es-Safâ‘ya durum ilham yoluyla bildirildi. Hz. Şemun, şehre gizlice gelip önce halkın ileri gelenleriyle yakınlık kurdu. Sonunda kralın ilgisini çekti ve güvenini kazandı. Bir gün krala, “Hapse attırdığınız o iki kişiyi duydum, nedir meseleleri?” diye sorunca, kralın öfkesinin hâlâ sürdüğünü gördü. Ardından, “Onları bir dinleseniz?” deyince, kral razı oldu.

Elçiler huzura getirildiğinde, Hz. Şemun’u tanıdılar fakat onun hikmetli bir stratejiyle kendilerini tanımadığını fark edince, onlar da onu tanımamış gibi davrandılar. Hz. Şemun onlara, “Anadan doğma bir körü iyileştirebilir misiniz?” diye sordu. Onlar da “Evet” dediler. Gözleri tamamen olmayan bir çocuk getirildi. Elçiler, açıkça dua ettiler; Hz. Şemun ise içinden dua etti. Allah’ın izniyle çocuğun gözleri oluştu ve görmeye başladı.

Bu mucize de yetmeyince Hz. Şemun, krala “Ölü diriltmelerini iste” dedi. Kral, onlardan meşhur bir mezarın açılmasını istedi. Elçiler dua etti, Hz. Şemun da kalben destek oldu. Mezardan çıkan adam dedi ki:

“Ben müşrik olarak ölmüştüm. Ateş dolu yedi vadiye girdirildim. Sakının, îman edin. Allah birdir. Îsâ Allah’ın kelimesidir. Bu üç kişi de onun elçileridir!”

Bu olay üzerine kral ve saray erkânı îman ettiler. Fakat halk azgınlaştı. Olayları anlatan Habib-i Neccâr, halkı îmana davet ettiğinde onu taşlayarak şehit ettiler. Sonrasında saraya saldırıp kralı, askerleri ve üç elçiyi de katlettiler. Bunun üzerine Allah Teâlâ o kavmi helâk etti.

Kur’ân’da Habib-i Neccâr’ın şu sözleri yer alır:

“Ey kavmim! Bu elçilere uyun! Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun. Onlar doğru yoldadır.”
(Yâsîn, 36/20–21)

Ve şehit edildiğinde melekler ona şöyle demiştir:

“Cennete gir!” O da demiştir ki: “Keşke kavmim bilseydi! Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını…”
(Yâsîn, 36/26–27)

Bu Kıssanın İslâm Tarihindeki Yeri

Bu kıssa, İslâm tarihinde derin bir yankı uyandırmıştır. Abdullah ibn Abbas (r.a.)’ın nakline göre, Habeşistan’a hicret eden Müslümanlar arasında yer alan Hz. Câfer b. Ebû Tâlib, orada Meryem Sûresi’ni okuyunca, Hristiyanlar gözyaşlarıyla dinlemişti. Ardından Habeş meliki Hz. Necâşî, Peygamber Efendimize yetmiş kişilik bir heyet gönderdi. Resûlullah onlara Yâsîn Sûresi’ni okuduğunda, bu heyet bu kıssayı iyi bildikleri için gözyaşlarıyla doldu ve derhal Müslüman oldular. Bu durum Mâide Sûresi 83. âyette şöyle anlatılır:

“Onlar, Resûle nâzil olan Kur’ân’ı dinlediklerinde, hakkı bildikleri için gözlerinden yaşlar boşalır. ‘Ey Rabbimiz! Biz de îman ettik. Bizi şahitlerle beraber yaz’ derler.”

Sonuç: Hakk’a Dâvetin Bedeli ve Mükâfatı

Bu kıssa, davetçi ruhların karşılaşabileceği zorlukları ve fedakârlıkları anlatırken; samimi bir kalple îman edenlerin Allah katında ne yüce bir mertebeye ulaşacaklarının da delilidir. Elçilerin sabrı, Habib-i Neccâr’ın fedakârlığı ve Hz. Şemun’un hikmeti, davet ahlâkının ne denli derin ve köklü bir tecrübeye dayandığını gösterir.

Yâsîn Sûresi’nin bu mübarek kıssası, yalnızca bir tarihî anlatı değil, her dönemde hakkı haykıran mü’minlere yol gösteren bir nur kaynağıdır.

Habîb-i Neccâr Hz: İnancın ve Fedakârlığın Antakya’daki Sesi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sondaki Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sondaki Haber ile Sohbet Et

Sondaki Haber ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.