Güney Kore’de Eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol İçin İdam Cezası Talebi
Güney Kore’de eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un müebbet hapis cezasına itirazı üzerine gerçekleşen temyiz duruşmasında özel yetkili savcılık, Yoon hakkında idam cezası talep etti. Yonhap haber ajansının bildirdiğine göre, özel yetkili soruşturma savcısı Cho Ehun-suk’un liderliğindeki ekip, Yoon’un eylemlerini ‘devletin anayasal düzenini çiğneme’ olarak nitelendirerek, bu suçun affedilemeyecek derecede ağır olduğunu vurguladı.
Savcılık ekibindeki bir üye, “İdam cezası verilmesi konusunda tereddüt etmek için hiçbir neden yok. Olası bir hatalı hüküm ihtimali bu davada geçerli değil,” diyerek, idam cezasının haklı bir nedenle talep edildiğini ifade etti. Üye, Yoon’un anayasaya bağlı kalma yeminine rağmen askerleri sokağa sürmesinin, toplumda 40 yıl geriye gidecek bir durum yarattığını belirtti.
Aynı zamanda, savci ekibi, Yoon’a verilen müebbet hapis cezasının yetersiz olduğunu savundu ve ülkede uygulanan idam cezasının, bu cezanın verilmesine engel teşkil etmemesi gerektiğini dile getirdi. Uluslararası Af Örgütü, Güney Kore’yi “fiilen idam cezasını kaldırmış” ülkeler arasında sınıflandırmakta; zira 1997 yılından bu yana idam cezası infaz edilmemiştir.
Güney Kore ceza kanununa göre, bir ayaklanmanın elebaşına verilmesi öngörülen üç ceza türü bulunuyor: idam cezası, müebbet hapis cezası ve ağır iş yükü olmaksızın müebbet hapis. Ocak ayında özel yetkili savcılar, Yoon’u “yargı ve yasama organlarını ele geçirerek iktidarda kalmaya çalışan bir ayaklanmanın lideri” olarak tanımlamıştı.
Sıkıyönetim İlanı ve Azil Süreci
Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024’te “muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlere karıştığı” iddiasıyla sıkıyönetim ilan etti. Ancak Ulusal Meclis’in bu kararı geri alması üzerine Yoon, geri adım atmak zorunda kaldı. 14 Aralık 2024’teki Ulusal Meclis oylamasında azil kararı alınarak geçici olarak görevden uzaklaştırılan Yoon, 4 Nisan 2025’te Anayasa Mahkemesi tarafından da görevden alınma kararıyla yüzleşti. Yoon, şubat ayında gerçekleştirilen davada Aralık 2024’teki sıkıyönetim ilanıyla “ayaklanmaya liderlik etmekten” müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
