Genç Kadınların İstihdam Eşitsizliği İçin Somut Çözüm: Forvis Mazars Türkiye’nin Mentorluk Programı
Türkiye’de genç kadınların iş gücüne katılım oranı, erkeklerin yarısını bile bulmazken, üniversite diplomasına sahip olmak da eşit koşullarda bir kariyer başlangıcını garanti etmiyor. Forvis Mazars Türkiye’nin hayata geçirdiği Geleceğin Kadınları Mentorluk Programı, bu sorunu ele alarak genç kadınların iş hayatına daha sağlam adımlarla giriş yapmalarını hedefliyor. Program, dünya genelinde 100 ülkedeki projeler arasında ilk üçe girdi.
Üniversite mezunu bir genç kadın, iş hayatına girmek için her zaman eşit fırsatlara sahip olmayabilir. Yaşadığı şehir, ailesinin ekonomik durumu ve profesyonel çevresi gibi unsurlar, kariyerinin ilk adımlarını belirleyici bir biçimde etkileyebiliyor. TÜİK’in 2025 verilerine göre, 15-24 yaş grubundaki genç kadınların istihdam oranı sadece yüzde 26,7’de kalırken, erkeklerde bu oran yüzde 53. Aynı yaş grubundaki genç kadınların, ne eğitimde ne de istihdamda olduğu oranı ise yüzde 30,9’a varıyor. Bu eşitsizliklerin üstesinden gelmek için iş dünyası nasıl bir adım atmalı? İşte tam bu noktada, Forvis Mazars Türkiye’nin Geleceğin Kadınları Mentorluk Programı devreye giriyor.
Programın baş koordinatörü Forvis Mazars Türkiye Stratejik Projeler ve İç Sürdürülebilirlik Direktörü Burcu Tuna ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, program sürecinde karşılaştıkları zorluklar ve bu engelleri aşmalara yardımcı olmayı amaçlayan dayanışma ağı üzerine çok değerli bilgiler edindik. Eylül 2026’da yayımlanan Sosyal Sorumluluk Raporu, programın genç kadınların eğitimden iş hayatına geçişindeki bu sorunları ortaya koyarken, Şubat-Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen uygulamanın da uluslararası ölçekte ne kadar erişilebilir olduğunu gözler önüne seriyor.
Fırsat Eşitliği Önünde Engeller
Burcu Tuna, program kapsamındaki sosyal etki raporunda dikkat çekici veriler paylaştı. Programa katılan 36 genç kadının yüzde 72,2’si akademik destek sıkıntısı çekerken, yüzde 63,9’u ailevi yükümlülüklerini, yüzde 58,3’ü maddi zorlukları, yüzde 38,9’u ise konaklama ve ulaşım sorunlarını kariyer fırsatlarına erişim engelleri olarak tanımladı. Katılımcıların yüzde 91,7’si, eğitim ve kariyer fırsatlarına ulaşmada en azından zaman zaman zorluk yaşadıklarını belirtti. Program, bu ihtiyaçlar doğrultusunda güçlendirilerek, genç kadınların iş dünyasıyla tanışmalarını ve kariyer hedeflerini belirlemelerine yardımcı olmayı hedefliyor.
Mentorluk Süreci ve Eğitim Modülleri
Forvis Mazars Türkiye, programa 93 başvuru aldıktan sonra 36 genci belirledi. Seçilen 18 genç kadın, birebir mentorluk sürecine dahil olurken, diğerleri eğitim ve gelişim faaliyetlerinden faydalandı. Program boyunca 24 çalışan ve 5 profesyonel gönüllü ile toplam 90 birebir görüşme yapıldı ve 92 saat mentorluk desteği sağlandı. Katılımcılara, yapay zekâ, siber güvenlik ve kariyer planlaması gibi çeşitli eğitim modülleri sunuldu.
Programın sonucunda, birebir mentorluk alan 18 genç kadından 17’si kariyerlerine yeni bir perspektif kazandırdığını belirtti; bu da yüzde 94,4’lük bir oran anlamına geliyor. Programın genel memnuniyet puanı ise beş üzerinden 4,70 olarak değerlendirildi. Ayrıca, katılımcılar, bitirme projelerini üç kişilik bir jüriye sundu; başarılı olanlar ek eğitim fırsatlarıyla ödüllendirildi.
İş Dünyasında Kalıcı Değişim İçin İzleme Süreci
Forvis Mazars’ın programı, uluslararası arenada üçe girmesi açısından önemli bir başarıyken, Burcu Tuna’nın vurguladığı gibi, katılımcıların programdan memnun kalması, istihdamdaki kalıcı değişimi garanti etmiyor. Bu nedenle, Şubat 2027’de katılımcıların iş ve staj başvurularının, istihdama geçişlerinin ve kariyer gelişimlerinin değerlendirilmesi planlanıyor. İzleme sürecinin dört yıl sürmesi hedeflenirken, programın bir diğer uzun vadeli hedefi ise mentorluk alan genç kadınların sonraki yıllarda yeni katılımcılara rehberlik etmesi.
Sonuç olarak, genç kadınlara sunulan fırsatlar yalnızca kapıların aralanmasıyla kalmamalı; onları aşacak destek ve bilgi ağı da oluşturulmalıdır. Burcu Tuna’nın ifade ettiği gibi, fırsat eşitliği, genç kadınların hayatlarında açtıkları kapılarla daha fazla kadının geleceğini dönüştürebilecek bir ilham kaynağı haline gelebilir.
Sivil Toplumla Güçlü İş Birliği
Programın önemli bir başka yönü de, çalışan gönüllülüğünü sivil toplumun güç katmasıyla birleştirmesi. 26 sivil toplum kuruluşuyla iletişim kurarak destek alan program, katılımcıların farklı şehirlerde ve koşullarda benzer gelişim ağında buluşmasına imkân tanıdı. KAGİDER, Türk Eğitim Vakfı ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı gibi önemli iş ortaklıkları, programın etkisini daha da artırdı.
