Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nu Değerlendirdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında bulunduğu New York’taki Türkevi’nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ziyaretinin sona erdiğini belirten Erdoğan, bu yıl 130’dan fazla devlet ve hükümet başkanının katılımıyla gerçekleştirilen Genel Kurul’un “Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek” teması ile yapıldığını ifade etti.
Erdoğan, Genel Kurul’un ikinci gününde yaptığı konuşmanın ülkesinin çok taraflılığa destek verdiğini vurguladığını ve coğrafyasında yaşanan gelişmelere dair görüşlerini aktardığını hatırlattı. Bu bağlamda, Gazze’deki zulmün insanlığa hatırlatıldığını ve bölgesel sahiplenmeye dayanan bir mücadele anlayışını savunduğunu belirtti.
Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın davetiyle Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri arasında yapılan toplantıya katıldığını aktaran Erdoğan, burada Orta Doğu’nun güvenlik ve istikrarına yönelik görüş ve önerilerini sunduğunu söyledi. İklim eylemi ve adil geçiş konularının da bu yıl tartışıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacağını duyurdu. Erdoğan, 100 bin katılımcıyı Antalya’da ağırlamayı planladıklarını ifade etti.
Erdoğan, New York ziyaretinin yoğun bir toplantı trafiği içerdiğini aktararak, 16 farklı ülkenin temsilcileriyle ikili görüşmeler yaptığını ve bu görüşmelerde istikrarsızlıkları önlemek için alınacak adımları ele aldıklarını belirtti. Türkiye’nin uluslararası yatırım ve ticaret fırsatlarını tanıttığını, ayrıca Türk-Amerikan Müslüman toplumu ile bir araya gelerek önemli bir etkinlikte yer aldığını dile getirdi.
Birleşmiş Milletler’in reform ihtiyacını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar yapılanın aksine 190’dan fazla ülkenin iradesinin yalnızca 5 ülkenin vetosuna tabi olduğu bir sistemin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Adil bir küresel sistemin kurulabilmesi için veto mekanizmasının kaldırılması gerektiğini savundu.
Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yıllardır dikkat çektiği konuların günümüzde daha fazla önem kazandığını belirterek, geçmişte atılan yanlış adımlara dikkat çekti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın BM’de bulunamaması gibi durumların uluslararası sistemdeki adaletsizliğin derinleştiğini gösterdiğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki oluklu düşüşe yönelik bir soru üzerine Erdoğan, bu durumun yalnızca bölge için değil, küresel enerji ve ticaret için önem arz ettiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, müzakere ve diyalog yoluyla sorunların çözülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Sermaye piyasalarındaki soruşturmaların ardından Erdoğan, bu durumun Türkiye ekonomisine yönelik bir risk yaratmadığını belirterek, hukuki sürecin başlatıldığını ve sorumlu olanların hesap vereceğini söyledi. Özellikle piyasalara yönelik olumsuz izlenimlerin oluşturulmasına karşı dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Son olarak Türkiye’nin F-35 programına dönüş sürecini de değerlendiren Erdoğan, ilgili iradenin somut adımlara dönüşmesini umduğunu ifade etti. Terörle mücadele sürecinin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, bu konuda toplumsal uyumun sağlanması için yürütülen çalışmaların devam edeceğini belirtti.
