COP31 Zirvesi Öncesi Önemli Uyarılar ve Beklentiler
Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi’ne sayılı günler kala, EY Türkiye Şirket Ortağı ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin, iklim taahhütlerinin somut yatırımlara dönüşmesinin ve KOBİ’lerin dönüşüm süreçlerine dahil edilmesinin önemine dikkat çekiyor. Sevin, geniş stant ve logoların görünürlük sağlasa da, gerçek başarının iklim hedeflerinin uygulanabilirliğinden geçtiğini vurguladı.
Dünya genelinde iklim hedeflerinin açıklanmasında sorun yokken, bu hedeflerin eyleme dönüşmesinin zorluğuna dikkat çeken Sevin, Türkiye’nin COP31 başkanlığı sürecinde iş dünyasıyla müzakerelerin etkin bir biçimde entegre edilmesinin kritik önemde olduğunu belirtti.
Sevin, “Benim için mesele sadece strateji belirlemek veya hedef koymak değil, sözle eylem arasındaki köprüyü ne ölçüde güçlendirebildiğimizi görmek. Eğer müzakerelerden çıkan kararlarla eylem gündemi arasında bir uyum sağlarsak, başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz” dedi.
Zirvenin kilit konularından biri olan elektrifikasyon hakkında Sevin, bu hedefin doğru olduğunu ancak temiz enerji ve uygun altyapı olmadan tek başına yeterli olmayacağına vurgu yaparak, kömürden çıkış politikasının da önemine dikkat çekti. Elektrifikasyonun kömür bağımlılığını azaltabileceğini belirten Sevin, iklim hedeflerinin ölçülebilirliğine dair açıklamalar yaptı.
Sevin, şirketlerin COP31’deki görünürlüklerinin, iklim dönüşümüne sağladıkları katkıyı garantilemediğine ve büyük stantların, gerçek eylemlerle desteklenmediği sürece anlam ifade etmeyeceğine dikkat çekti.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) dönüşüm sürecinde göz ardı edilemeyeceğini belirten Sevin, Türkiye’deki işletmelerin büyük çoğunluğunun KOBİ olduğunu ve bu şirketlerin çevresel etkilerin önemli bir kısmının kaynağında yer aldığını ifade etti. KOBİ’lerin sürdürülebilirlik konusunu ek maliyet olarak görmektense, bu dönüşümün hayatta kalma planlarının bir parçası haline getirmeleri gerektiğini söyledi.
Finansmana erişimin önemine değinen Sevin, yatırımlar için güven veren projelerin geliştirilmesinin şart olduğunu; ancak bu süreçte KOBİ’lerin kendi veri toplama ve risk değerlendirme kapasitelerini geliştirmelerinin de gerektiğini vurguladı.
Küresel ölçekte sürdürülebilirlik gündeminde gözlemlenen yavaşlamaya rağmen, Sevin, bunun kalıcı bir geri dönüş olmadığını savundu. Doğanın getirdiği risklerin hızla büyüdüğüne dikkat çeken Sevin, “Yavaşlama lüksümüz yok” dedi.
Sürdürülebilirliğin artan bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Sevin, bu konunun artık CFO’ların masasında yer aldığını, yatırım kararlarının sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu hale getirilmesinin hayati olduğunu vurguladı.
COP31’in sonuçları hakkında beklentilerini paylaşan Sevin, Antalya’dan çıkacak sonuçların uygulamaya yönelik olması gerektiğini ifade etti.
