Dünya Ticaret Örgütü’nden Türkiye’ye Elektrikli Araç Vergisi Kararı
Türkiye, 2023 yılında Çin’den ithal edilen elektrikli otomobillere yönelik uyguladığı yüzde 40 ek mali yükümlülüğün Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Paneli tarafından DTÖ kurallarıyla uyumlu bulunmadığını gördü. DTÖ paneli, üye ülkeler arasındaki ticari uyuşmazlıkları çözmek amacıyla kurulan bir hakem heyeti olarak görev yapıyor.
Ticaret Bakanlığı’ndan Açıklama
Ticaret Bakanlığı, bu kararın gelişen piyasalara dair gerçekleri göz ardı ettiğini belirtti ve sonuçların nihai olarak geçerlilik taşımadığını vurguladı. Bakanlık, açıklamasında son yıllarda dünyanın yeni teknolojilere geçiş, artan korumacılık eğilimleri ve küresel ekonomik dengesizliklerle karşı karşıya kaldığını belirtilerek dış ticaret politikalarının milli ekonomi için titizlikle uygulanması gerektiğine değindi.
Yerel Üretim ve Rekabet Gücü
Açıklamada, Türkiye’nin dış ticaret politikalarının yerli üretimi korumayı hedeflediği ve elektrikli araçlara geçiş sürecinde yeni teknolojilere uyum sağlamak için stratejik bir yaklaşım benimsendiği ifade edildi. Bakanlık, otomotiv sektöründeki artan haksız rekabet koşullarında yerli üretimin sürdürülmesi ve rekabet gücünün desteklenmesine yönelik adımların önemine vurgu yaptı.
DTÖ Paneli Raporu Üzerine Değerlendirmeler
Bakanlık yetkilileri, iki yıl önce DTÖ nezdindeki değerlendirme panelinin raporunun Türkiye lehine yapılan yorumlar içerdiğini belirtti. Türkiye’nin uygulamalarının sağlık, çevre ve tüketici koruma hükümleri çerçevesinde makul bulunduğu ifade edildi. Ancak, bazı tedbirlere ilişkin Türkiye tarafından yapılan açıklamalarda panelin raporunun son 30 yıldaki teknolojik gelişmelerle, özellikle otomotiv sektöründeki elektrifikasyon süreciyle ilgili dikkate alınmadığınya dair eleştirilerde bulunuldu.
Hukuki Süreçler ve Gelecek İstişareleri
Türkiye, DTÖ paneli tarafından değerlendirilen tedbirlere karşı hukuki gözden geçirme süreçlerini kullanma hakkını saklı tutarak, tüm DTÖ üyesi ülkelerle dengeli ve adil ticaret perspektifiyle istişarelerine devam edeceğini belirtti. Bu bağlamda, mevcut ticaret politikalarının yerli sanayiyi ve tüketici güvenini koruma hedefini sürdürmesi gerektiği vurgulandı.



