
Adana’da, bebeklerine topuk kanı aldırmayı reddeden bir aileye ait 2,5 aylık çocuğa kayyum atanması, topuk kanı uygulaması üzerinde tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’de son zamanlarda aşı reddi konusunda olduğu gibi, topuk kanı alınması uygulamasına karşı çıkan bir kesimin de oluştuğu görülmekte.
Kamu Hastaneleri Genel Müdür Yardımcısı Asibe Özkan, TBMM Çocuklara Karşı Şiddet ve İstismarı Araştırma Komisyonu’nda, topuk kanı karşıtlığı ile ilgili bilgilendirmede bulundu.
Zorunlu topuk kanı uygulamasının hukuki dayanaklarının olduğunu belirten Özkan, Anayasa Mahkemesi’nin bu konudaki kararının, ‘maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edilmediği’ yönünde olduğunu ifade etti.
Beş katlık artış
Uygulamayı reddeden ailelerin, öncelikle Bakanlık yetkilileri tarafından ikna edilmeye çalışıldığını aktaran Özkan, “Eğer ikna görüşmelerine rağmen hala ret yanıtı veriyorlarsa, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında sağlık tedbiri talep edilmektedir. Ne yazık ki son yıllarda bu tür reddetmeler, önceki yıllara oranla yaklaşık 5 kat artış göstermiştir.” şeklinde konuştu.
Neden aileler topuk kanını reddediyor?
Özkan, bu artışın sosyal medya paylaşımları, internet sayfaları ve sosyal medya aile gruplarının etkisiyle gerçekleştiğini vurguladı. Ailelerin topuk kanı vermeyi reddetmelerinin birçok sebebinin bulunduğuna dikkat çekti.
Kamu Hastaneleri yöneticisi, yaşanan retlerin sebeplerini şu sözlerle dile getirdi: “Bu nedenler arasında, topuk kanlarının yurtdışına kaçırıldığı, genetik müdahale yapıldığı, çocuklara hastalık damgası vurularak ömür boyu ilaç kullanmaya mahkum edildikleri, yenidoğanın ruh ve beden sağlığına tehdit oluşturduğu, yeni doğmuş bebeklerin acı çekmesinin gelişim geriliği veya beyin hasarına yol açabileceği, kan alma işleminin enfeksiyon riskini artırdığı, kısırlığa neden olabileceği, devlet tarafından yurtdışına para ile satıldığı, yurtdışının bu kanla mavi kan arayışı içinde olduğu ve tüm bebeklerin kayıt altına alındığı ile ilgili kaygılar yer almaktadır. Bu tür korkular sonucunda, maalesef ret sayıları artmaktadır.”
