Roma Dönemine Ait Hamam Kompleksi Ortaya Çıktı
Sırbistan’ın doğusundaki Vrelo-Šarkamen arkeolojik alanında gerçekleştirilen kazılarda, Roma döneminden kalma muhteşem bir hamam kompleksi gün yüzüne çıkarıldı. M.S. 4. yüzyılın başlarına tarihlenen bu yapı, dönemin üst düzey yaşam biçimi hakkında önemli bilgiler sunuyor.
Sırbistan Arkeoloji Enstitüsü’ne bağlı arkeologların yürüttüğü çalışmalarda, hamamın Roma İmparatoru Maximinus Daza’nın güvenli saray yerleşiminin bir parçası olduğu belirlendi. İmparatorun M.S. 310-313 yılları arasında hüküm sürdüğü döneme tarihlenen hamam, sarayın güneybatı köşesindeki anıtsal bir kulenin tabanına inşa edilmiş.
Antik Roma’da “balneum” olarak bilinen yapı, alışılmış hamam planlarından farklı bir mimariye sahip. Dairesel bir tasarım üzerine inşa edilen hamamın kubbeli tavanında altı pencere yer alıyor. Araştırmacılar, bu tarzda başka bir örneğin Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde daha önce tespit edilmediğini bildiriyor.
Farklı Bir Mimari Anlayış
Hamam iki ana bölümden oluşuyor: Biri yapının teknik ihtiyaçlarını karşılarken, diğer bölüm yıkanma ve dinlenme alanları için tasarlanmış. Kazı çalışmaları sırasında, yapının teknik bölümünde ısıtma sistemine dair bir fırın bulundu.
Yapının su sistemi, dönemin mühendislik yeteneklerini gösteren önemli detaylar içeriyor. Su ısıtma işlemi için kullanılan bakır kazanının oturduğu kaideye de rastlanmışken, kompleks içerisinde üç havuz ile sauna olarak kullanılan bir bölüm de belirlendi. İmparator Maximinus Daza’ya ayrılan özel bir alanda ise “sudatorium” adı verilen sıcak buhar banyosu yer alıyor. Bu durum, hamam kompleksinin yalnızca yıkanma amaçlı bir yapı olmadığını, aynı zamanda saray sakinleri için farklı kullanım alanlarının da düşünüldüğünü gösteriyor.
Söz konusu buluntular, Maximinus Daza’nın kısacık hükümdarlığı dönemi boyunca yaşanan bölgesel siyasi mücadelelerin ötesinde, saray kompleksinin düşünülenden çok daha kapsamlı olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle hamamın sıradışı dairesel planı ve gelişmiş ısıtma sistemi, Roma dönemindeki mimari ve mühendislik anlayışına dair dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor.
