Merkez Bankası’nın Faiz Kararı ve Piyasalardaki Beklentiler
Türkiye’de milyonlarca çalışanı ve emekliyi etkileyen Ocak ayı zam oranları ile yeni fiyat tarifelerinin hayata geçmesi, piyasalardaki odak noktalarının Merkez Bankası’na kaymasına sebep oldu.
Fatih Karahan başkanlığındaki Para Politikası Kurulu (PPK), perşembe günü yılın ilk toplantısını gerçekleştirecek ve faiz kararını açıklayacak. Geçtiğimiz yıl Aralık ayındaki toplantısında, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 38’den yüzde 35,5’e indirmişti.
Ekonomistler, yeni ücret artışlarının iç talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki olası etkilerinin TCMB tarafından dikkatle izlendiğini ifade ediyor. Bankanın, 2026 için belirlenen dezenflasyon hedefini korumak amacıyla “sıkı para politikası” duruşunu devam ettirip ettirmeyeceği, piyasa oyuncuları için büyük bir merak konusu.
Yatırımcılar Karar Metnini Bekliyor
Faiz kararının yanı sıra karar metninde yapılacak açıklamalar, yatırımcılar tarafından büyük önem taşıyor. Özellikle likidite yönetimi, iç talep dengesi ve hizmet enflasyonunun seyrine ilişkin yapılacak atıflar, yıl boyunca etkili olacak para politikası projeksiyonları hakkında ipuçları sunabilir.
Küresel Piyasalar ve Dış Denge Üzerindeki Etkiler
TCMB’nin alacağı kararın öncesinde, küresel merkez bankalarının, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) adımları, Türkiye için önemli sermaye akışları ve döviz kuru dengesi açısından takip ediliyor.
