Windows 11’de Kablosuz Aksesuarların Pil Durumunu Kontrol Etmek Artık Daha Kolay!
Microsoft, Windows 11 kullanıcılarının bilgisayara bağlı kablosuz aksesuarlarının şarj durumunu takip etmelerini önemli ölçüde kolaylaştıracak yeni bir araç takımı üzerinde çalışıyor. Bu yenilik, fare, klavye, kulaklık ve hoparlör gibi çevre birimlerinin pil seviyelerinin, bilgisayarın bataryasıyla birlikte tek bir noktada görüntülenmesini sağlayacak.
Son önizleme sürümlerinde ortaya çıkan bu yeni bileşen, hem araç takımı panosunda hem de kilit ekranında kullanılabilecek. Böylece kullanıcılar, farklı cihazların pil seviyelerini ayrı ayrı kontrol etmek zorunda kalmadan, tüm bilgiler için tek bir listeye erişebilecek.
Yeni araç takımı, görev çubuğundaki standart pil simgesine göre daha kapsamlı bir yapı sunarak, bilgisayarın ana bataryasının üstte, bağlı olan ve pil bilgisi aktarabilen aksesuarların ise altında sıralanmasına olanak tanıyor. Kullanıcılar, kablosuz fare, klavye, kulaklık ve hoparlör gibi cihazların şarj yüzdelerini buradan anlık olarak takip edebilecekler. Çok sayıda kablosuz aksesuara sahip kullanıcılar için, hangi cihazın şarja ihtiyaç duyduğunu görmek artık daha pratik hale gelecek.
Önemli bir detay olarak, Microsoft’un geliştirdiği bu bileşen, verilerini doğrudan bilgisayardan alıyor ve çalışmak için Bing gibi bir bulut servisine bağlanmasına gerek kalmıyor. Pil bilgileri yerel olarak işlenerek doğrudan araç takımında gösteriliyor.
Kilit Ekranına Eklenme İmkanı
Ayrıca, açık ve koyu tema desteğine sahip olan bu araç takımı, Windows 11’in kilit ekranına da sabitlenebilecek şekilde tasarlandı. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, masaüstüne geçmeden bilgisayarları ve bağlı aksesuarların şarj seviyelerini hızlı bir şekilde kontrol edebilecekler. Henüz test aşamasında olan bu özellik, aktif olarak kullanıma sunulmuş değil ve Microsoft, yeni pil araç takımının tüm kullanıcılara ne zaman sunulacağı hakkında herhangi bir tarih vermiş değil.
Bu yeni bileşenin yerel sistem verileriyle çalışması, Microsoft’un Windows 11 araç takımlarında farklı bir yaklaşıma adım atabileceğini gösteriyor. Gelecek dönemde, çevrimdışı hizmetlere ihtiyaç duymayan daha fazla yerel sistem aracının bu alana eklenmesi mümkündür.
