TÜSİAD’dan Türkiye Ekonomisine Yön Verme Çağrısı
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Türkiye’nin ekonomik geleceği ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomik dönüşümlerle birlikte ortaya çıkan risk ve fırsatlara dikkat çeken Diren, Türkiye’nin yeni rekabet şartlarına uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.
Diren, günümüzde korumacılık, jeopolitik gerilimler ve teknoloji devrimi gibi etkenlerin etkili olduğunu belirterek, başarı ölçütünün yalnızca büyüme oranları değil, aynı zamanda dönüşüm yeteneği olduğunu dile getirdi.
Kapsayıcı Kurumlar, Güçlü Ekonomi Demektir
Demokratik standartlar, hukuk devleti ve kurumsal yapının önemine vurgu yapan Diren, güçlü bir ekonominin temellerinin kapsayıcı kurumlardan oluştuğunu ifade etti. Daha öngörülebilir bir hukuk alanının ve geniş özgürlüklerin, inovasyonu artıracağını belirtti. Kurumsal güven ortamının güçlendirilmesinin ekonomik sürdürülebilirlik için şart olduğunu söyledi.
Enflasyonla Mücadelede Yapısal Değişim İhtiyacı
Türkiye’nin enflasyon sorununa da değinen Diren, Haziran 2023’te başlayan ekonomik program ile enflasyonun önemli ölçüde azaldığını hatırlattı. Ancak, para ve maliye politikalarının tek başına yeterli gelmeyeceğini, sanayi, enerji, eğitim gibi alanlarda kapsamlı yapısal dönüşümlerin gerektiğini ifade etti.
İhracatta Alarm Zilleri Çalıyor
Diren, 2025’te ihracattaki sınırlı artışın ardından 2026’nın başlangıcında beklenen ivmenin sağlanamadığını sözlerine ekledi. Dış ticaret açığındaki genişlemeye dikkat çeken Diren, savunma sanayiindeki başarıların genel imalat sektörüne yansımadığını belirtti.
Yapay Zeka ve Yeşil Dönüşüm: Yeni Rekabetin Anahtarı
Konuşmasının önemli bir kısmını dijitalleşmeye ve sürdürülebilirliğe ayıran Diren, rekabet gücünün artık düşük iş gücü ve coğrafi avantajlardan beslenmediğini, veri, teknoloji ve temiz enerji gibi unsurlara dayandığını vurguladı. Türkiye’nin bu dönüşümde piyasa belirleyici bir ülke konumuna gelmesi gerektiğini ifade etti.
AB ile İlişkilerde Modernizasyon Çağrısı
TÜSİAD Başkanı, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ekonomik entegrasyonun stratejik önemini vurgulayarak, Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun gecikmeden uygulanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, ilişkilerin yalnızca teknik boyutlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin Pozitif Ayrışma Potansiyeli
Konuşmasını, Türkiye’nin sanayi altyapısı, genç nüfusu ve girişimcilik ruhuyla büyük avantajlar taşıdığını belirterek tamamlayan Diren, bu potansiyelin değerlendirilmesi için enflasyonla mücadele, sanayi dönüşümü ve dijitalleşmenin eş zamanlı yapılması gerektiğine dikkat çekti. TÜSİAD, ekonomik ve sosyal kalkınma ile küresel ilişkiler alanında çalışmalara devam edeceğini bildirerek, “Yeni rekabet gücü eşiğini birlikte aşabiliriz” mesajını verdi.



