Almanya’nın Göttingen Üniversitesi öncülüğündeki uluslararası bir araştırma ekibi, Türkiye’nin güneydoğusundan başlayarak kuzeybatı İran’a kadar uzanan 1.500 kilometre uzunluğunda büyük bir yarık tespit etti.
Bu araştırmada, Irak’taki Zagros Dağları’nın etkisi altında, Dünya yüzeyinin son 20 milyon yıl içinde nasıl eğildiği incelendi.
“TÜRKİYE’YE YAKLAŞTIKÇA SIĞLAŞIYOR”
Çalışma, Dünya yüzeyinin derinliklerinde Tetis Okyanusu tabanının yatay bir şekilde koptuğunu belirlerken, yarığın Türkiye’den İran’a doğru uzandığını ortaya koydu.
Araştırmanın bulgularına göre, bu hareket Türkiye’ye doğru yaklaşırken sığlaşıyor ve bu durum, büyük bir yarığın yüzeyde yayılmasına neden oluyor.
“LEVHA TAKVİM YAPRAĞI GİBİ KOPUYOR”
Bilim insanları, Zagros Dağları’nın altında var olan Tetis Okyanusu kalıntılarının, Türkiye’nin jeolojik yapısını köklü bir biçimde etkilediğini ifade ediyor.
Göttingen Üniversitesi’nden Dr. Renas Koshnaw, bu levhanın “takvim yaprağının kopması gibi” yavaş ama kararlı bir şekilde dağıldığını belirtiyor.
Araştırmacılar, dağların ağırlığının yalnızca son 15 milyon yıllık süreçte meydana gelen ve tortu ile dolmuş olan 3-4 km derinliğindeki çöküntüyü açıklamakta yetersiz kaldığını öne sürüyor.
DEPREMLER KONUSUNDA ALARM VERİYOR
Göttingen Üniversitesi’nden Prof. Jonas Kley, “Dünya’nın kabuğunda neler olduğu hakkında bilgi sahibi olmak, muhtemel depremler için kritik öneme sahip.” şeklinde konuştu.
Bu tür çalışmalar, tortul cevher yatakları ve jeotermal enerji gibi doğal kaynakların keşfi ile depremlerle ilgili risklerin belirlenmesine dair bilgi sunarak pratik uygulamaların zeminini hazırlayabilir.
NACİ GÖRÜR UYARMIŞTI
Öte yandan Türkiye’de yer bilimci Prof. Naci Görür, bu konu hakkında daha önce uyarılarda bulunmuştu.
Görür, Bitlis-Zagros fay hattına dikkat çekerek, “Levha hareketleri büyük depremleri tetikleyebilir. Kentlerin daha dirençli hale gelmesi şart.” ifadesini kullandı.
Bitlis-Zagros fay hattında yaşanacak bir depremin, özellikle Diyarbakır’da ciddi bir felakete yol açabileceğini vurgulayan Görür, bölgenin depreme dayanıklı bir şekilde inşa edilmesi gerektiğini savundu.
