Türk Çimento Sektörü, 5 Ayda 551 Milyon Dolar İhracata Ulaştı
Türk çimento sektörü, küresel ticaretteki jeopolitik sorunlar ve lojistik zorluklara rağmen etkileyici bir ihracat performansı sergiliyor. Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) Başkanı Ender Şahin, sektörün ocak-mayıs döneminde 551 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini duyurdu.
TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen Çimento Sektör Toplantısı’nda, çimento sektörünün geleceği, ihracat hedefleri ve yeşil dönüşüm süreci masaya yatırıldı. 2025 yılına kadar Türk çimento sanayisinin yaklaşık 100 milyon ton üretim ve 1,3 milyar dolar ihracat hedefi ile küresel pazardaki konumunu güçlendireceği ifade edildi.
Lojistik Avantajlar Öne Çıkıyor
Ender Şahin, çimentonun inşaat, altyapı ve sanayi projeleri için stratejik bir ürün olduğunu vurgulayarak, tedarik zincirindeki aksaklıkların büyük yatırımları olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Sektörün esnek lojistik yapısı sayesinde, Türk çimentosunun zamanında ve güvenilir bir şekilde tedarik edildiğini belirten Şahin, bu durumun ülkenin küresel pazardaki değerini artırdığını söyledi.
Yeşil Dönüşüm Amaçları
Sektörün öncelikli hedeflerinden birinin karbon azaltımı olduğuna dikkat çeken Şahin, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) ihracatçılar açısından yeni bir başlangıç sunduğunu belirtti. Yeşil üretim yatırımlarının Türkiye’nin uluslararası rekabet avantajını sürdürmesi için kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu aktaran Şahin, Türk çimentosunun yalnızca yakın pazarlarla sınırlı kalmayıp uzak coğrafyalara da ulaştığını söyledi.
ABD Pazarı için Stratejik Girişimler
ABD çimento pazarında kendine sağlam bir yer edinen Türkiye, bazı ABD’li üreticilerin anti-damping girişimlerine karşı dikkatli olmalı. Şahin, Türkiye’nin uzun çabalar sonucunda ABD pazarında güvenilir bir tedarikçi konumuna geldiğini belirterek, ihracat pazarlarının korunması için diplomatik ve ticari girişimlerin sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Türk çimento sektörünün elde ettiği ihracat başarıları; güçlü üretim altyapısı, lojistik esneklik ve sürdürülebilirlik yatırımları sayesinde Türkiye’nin küresel rekabetteki konumunu güçlendirmeye devam ediyor.



