Uzayda Bitki Araştırmaları: Rengin Özgür Uzilday’ın Çığır Açan Çalışmaları
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden 2006 yılında mezun olan Rengin Özgür Uzilday, yüksek lisansını Japonya Kumamoto Üniversitesi’nde tamamladı. 2010 yılında Ege Üniversitesi’ne dönerek doktora çalışmalarına başlayan Uzilday, bitki moleküler biyolojisi ve fizyolojisi üzerine araştırmalar yapmaya başladı. Uzilday, 2021 yılında Japonya’nın Tohoku Üniversitesi’nde mikro yerçekimi laboratuvarında görev alarak önemli deneyim kazandı.
Türkiye’nin Uzaydaki İlk Deneyinde Rol Aldı
Uzilday, TÜBİTAK’ın uzay biyolojisi projelerine katkıda bulunarak, aynı bölümdeki eşi Doç. Dr. Barış Uzilday ile birlikte, ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki deneylerinden birinin yürütücüsü oldu. “Ekstrem Halofit olan Schrenkiella Parvulanın Tuz Stresine Verdiği Yanıtların Uzay Ortamında Araştırılması” isimli projede, tuz stresine maruz kalan bitkiler incelendi.
Araştırmaları sonrasında Türkiye Uzay Ajansı’nın koordinasyonuyla, çevresel strese dayanıklı bitki çeşitleri geliştirmek üzere Çin Ulusal Uzay İdaresi’nin “Shijian-19” uydusuna Arabidopsis (fenotu) bitkisi tohumu gönderildi.
Mikro Yerçekiminde Bitki Yetiştirme Üzerine Odaklanıyor
Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, mikro yerçekimi koşullarında bitki yetiştirme ve dayanıklı türler geliştirme üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Ay ve Mars toprağını andıran regolit maddenin kullanıldığı projelerle, uzay ortamında daha dayanıklı bitki türlerini araştırma hedefinde. Uzilday, “Dünyada ekstrem koşullarda yetişen türler uzayda da yetişebilir mi?” sorusunun yanıtını almak için laboratuvar çalışmaları ve deneyler gerçekleştiriyor.
Bu verileri tarım biyoteknolojisi alanındaki bilim insanlarının kullanımına sunduklarını belirtiyor.
Uzay Islahının Tarıma Katkıları
Uzay ıslahı çalışmalarının tarımsal üretime katkı sağladığını vurgulayan Uzilday, uzaya gönderilen tohumların doğal mutasyonlara uğradığını ve dış radyasyon kaynağı kullanılmadan mutant elde ettiklerini ifade etti. Uzilday, “Bu durumda radyoaktif atık olmasına gerek kalmadan, daha ucuz mutantlar elde ediyoruz,” diyerek, daha iyi yetişme koşullarına sahip bitkiler geliştirmek için devam eden çalışmalara dikkat çekti.
11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü vesilesiyle, kız öğrencilere de bir mesaj veren Uzilday, “Dünyada ve uzayda keşfedilmeyi bekleyen çok şey var. Laboratuvar çalışmalarında daha fazla kız öğrenci yer alırsa, bilim her geçen gün daha da ilerleyecektir,” dedi.



