Türkiye, İsrail İle Ticaretini Durdurduklarını Vurguladı
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin, İsrail’in Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı en güçlü mücadeleyi veren ülkelerden biri olduğu vurgulandı. Açıklamada, Türkiye’nin uluslararası diplomasi, ticaret, hukuk, sağlık ve insani yardımlar alanındaki çabalarının önemi ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, bazı medya organlarının Türkiye’nin "2024’te İsrail ile ticareti devam ettiriyor" imajını yayma çabalarının yanıltıcı olduğu belirtildi. Bu durumun, terör kaçkınlarıyla işbirliği iddialarını gündeme getirdiği kaydedildi.
İhracat Rakamları Yanlış Anlaşıldı
Türkiye’nin 7 Ekim 2023 ile 2 Mayıs 2024 tarihleri arasındaki dönem için, İsrail ile ticaretini %30 oranında azalttığını belirten açıklamada, 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren 54 başlık altında 1019 ürünün İsrail’e ihracatının durdurulduğu hatırlatıldı. 2 Mayıs 2024 itibarıyla ise Türkiye’den İsrail’e olan tüm ticaretin durdurulduğu kaydedildi.
Gümrüklerde ve serbest bölgelerde İsrail ile ticaret yapmanın imkânsız hale geldiğini ifade eden açıklamada, 2024 yılına ait ihracat rakamının da yanlış bilgi içerdiği vurgulandı. Buna göre, 2024’ün ilk dört ayında ihracat rakamı 1 milyar 522 milyon dolar oldu; bu rakama Filistin’e yapılan ihracat da dâhildir.
Açıklamada, Türkiye-Filistin devleti protokolü çerçevesinde kontrollü bir ticaret mekanizması geliştirildiği belirtilerek, Türkiye’den Filistin’e yapılan ihracatın toplamda 797 milyon dolar olduğu aktarıldı.
Türkiye, Dış Ticaretten Feragat Etti
Bakanlık, söz konusu yanıltıcı haberlerin Türkiye’nin İsrail’e ihracatı sürdürdüğü algısını pekiştirmeye yönelik olduğunu ve bu durumun, İsrail’in soykırımlarına karşı alınan politikaları itibarsızlaştırmayı amaçladığını vurguladı. 2022 verileriyle Türkiye’nin İsrail ile 9,5 milyar dolarlık dış ticaretinden, 7 milyar dolarlık kısmını Filistin davasını desteklemek amacıyla feragat ettiği ifade edildi.
Hükümetin ve Ticaret Bakanlığı’nın resmi, gerçek ve istatistiksel verilere dayalı açıklamalarına güvenilmesi gerektiği belirtilirken, kamuoyuna, yanlış bilgilere dayanarak oluşturulan algılara itibar edilmemesi çağrısı yapıldı.
