IMF, Türkiye Ekonomisinin Büyüme Tahminlerini Yukarı Yükseltti
Uluslararası Para Fonu (IMF), 2026 Ocak ayına ait Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrarlı” başlığıyla yayınladı. Raporda, küresel ekonominin 2025’te yüzde 3,3 oranında büyüyeceği ve 2026 ile 2027’de de benzer seviyelerde kalacağı öngörülüyor.
IMF, 2025’teki büyüme tahminini bir önceki raporuna göre 0,2 puan artırdı. Ancak, 2027 yılı için herhangi bir değişiklik yapılmadığı ifade edildi. Raporda, dünya ekonomisinin istikrarlı performansının, ayrışan güçlerin birbirini dengelemesinin bir sonucu olduğu belirtildi. Yapay zeka gibi teknoloji alanındaki artan yatırımlar ve destekleyici finansal koşulların, olumsuz ticaret politikaları ile dengelendiği ifade edildi.
Küresel manşet enflasyon tahminleri de dikkat çekti. 2025 için öngörülen enflasyon oranı yüzde 4,1’den 2026’da yüzde 3,8’e düşmesi bekleniyor. Ancak, ekonomik görünümdeki risklerin, aşağı yönlü eğilimini koruduğu vurgulandı. Raporda, yapay zeka yatırımlarıyla piyasa düzeltmelerinin bağlantısı ve ticaret gerilimlerinin yeniden tırmanma olasılıkları da sübjektif olarak değerlendirildi.
Türkiye ekonomisine özel olarak değinildiğinde, IMF, Türkiye’nin 2025 ve 2026 yıllarındaki büyüme tahminlerini yukarı revize etti. Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 4,2 ve gelecek yıl yüzde 4,1 oranında büyüyeceği belirtildi. Bu beklentiler, IMF’nin bir önceki raporundaki yüzde 3,7 tahminlerinden önemli bir artışı temsil ediyor.
ABD ve Avrupa Birliği ekonomilerine yönelik tahminlerin de revize edildiği raporda, ABD’nin bu yıl büyüme tahmini yüzde 2,4’e, AB ekonomisinin ise yüzde 1,3’e yükseltildi. Almanya ve Fransa ekonomisinin büyüme tahminleri de olumlu yönde revize edilirken, İtalya’nın bu yılki büyüme öngörüsünde bir düşüş kaydedildi.
Yükselen piyasalara ve gelişmekte olan ülkelere yönelik tahminlerde ise, Çin’in bu yılki büyüme oranı yüzde 4,5’e çıkarılırken, Hindistan için de ubim yüzde 6,4 olarak güncellendi. Rusya’nın büyüme tahmini ise aşağı yönlü revizelerle yüzde 0,8’e geriledi.
Bu gelişmeler, küresel ekonominin dinamiklerini ve Türkiye gibi ülkelerin büyüme beklentilerini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor.
