Rezervlerde Artış, Faiz Beklentileri İkiye Bölündü
Savaş dönemi süresince Türk lirasına yönelik baskıyı azaltmak amacıyla yoğun bir döviz satışı gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son iki haftada döviz alımına geçerek piyasalarda dengelenme bulguları sundu. Bu gelişmeler, 22 Nisan’daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz artırma beklentilerini zayıflatarak, “faizde pas geçme” senaryosunu gündeme taşıdı.
20 Milyar Dolarlık Geri Dönüş
Şubat ayı sonu ile Nisan başı arasında yaklaşık 49 milyar dolarlık net döviz satışı yapan TCMB’nin, ateşkes sonrası döneminde hızlı bir rezerv artışı sağladığı dikkat çekiyor. 10 Nisan haftasıyla birlikte yaklaşık 12 milyar dolarlık döviz alımı gerçekleşirken, bu rakam sonraki günlerde 20 milyar dolara yaklaştı. Bu dönüşte, yabancı yatırımcıların ülkeye girişi, para piyasası fonlarındaki toparlanma ve yurtiçindeki yerleşiklerin döviz talebindeki azalma etkili oldu.
Rezervlerde Güçlü Bir Artış
TCMB verilerine göre toplam rezervler 170,9 milyar dolara yükselirken, net uluslararası rezervler ise 55,6 milyar dolara ulaştı. Swap hariç net rezervlerde de dikkat çeken bir sıçrama yaşanarak 18,4 milyar dolardan 32,2 milyar dolara çıkıldı. Bu olumlu gelişme, para politikası beklentilerini de önemli ölçüde etkiledi.
Faiz Kararındaki Ayrışma
Piyasa anketleri, PPK toplantısı öncesinde farklı beklentileri ortaya koyarak dikkat çekiyor. Ekonomistlerin çoğu politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit kalmasını beklerken, bir grup ise 300 baz puanlık bir artış olasılığını gündemde tutuyor. Ancak rezervlerdeki toparlanma ve fon girişlerindeki artış, sabit faiz senaryosunu daha öne çıkarıyor.
Fonlama Stratejisi ve Enflasyon Riski
Uzmanlar, TCMB’nin kısa vadede fonlamayı gecelik faiz kanalı üzerinden devam ettirebileceğini öngörüyor. Ancak enerji fiyatlarının yüksek seyri ve jeopolitik riskler, enflasyon görünümünü yukarı doğru baskılamaya devam ediyor. Yıl sonu enflasyon beklentileri ise yüzde 29 seviyesine işaret ediyor. Faiz indirimlerinin en erken sonbahar aylarında gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Piyasalar İçin Kritik Denge
Özetle, rezervlerdeki artış, yabancı girişlerinin yeniden başlaması ve jeopolitik gerilimin azalması, para politikasındaki sıkılaşma ihtiyacını şu an için ertelemekte. Ancak enerji fiyatları ve enflasyon dinamikleri, TCMB’nin temkinli yaklaşımını korumasına neden oluyor. 22 Nisan’daki PPK toplantısı, bu yeni denge arayışının ilk önemli testi olacak gibi görünüyor.



