Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Gıda Teşhiri Süreci Başladı
Tarım ve Orman Bakanlığı, ay başından bu yana taklit ve tağşiş edilen gıdaların üreticilerini ve satıcılarını internet ortamında teşhir etmeye başladı. Bakanlığın yayımladığı verilere göre, toplamda 616 gıda firmasının uygunsuzluk tespit edildi. Teşhir edilen ürünler arasında et, zeytinyağı, salça, baharat gibi mutfaklarda sıkça kullanılan gıdalar dikkat çekiyor. Bakanlığın, halktan destek gören bu çalışması, tarımsal üretimdeki fazla pestisit kullanımı konusunu da gündeme getirdi. Pestisitlerin limitlerin üzerinde kullanımı ile ilgili üreticilerin de teşhir edilmesi için bir imza kampanyası başlatılırken, Haber Global Web Özel’e açıklamalarda bulunan sektör uzmanları pestisit ifşa süreçlerinin ayrıntılarını aktardılar.
Pestisit kullanımı, birçok sağlık sorununu beraberinde getiriyor.
DENETİM ŞART
Ziraat Mühendisleri Odası’ndan Dr. Cemal Polat, pestisitlerle ilgili mevcut durumda bir denetim sisteminin bulunmadığını belirtti ve şöyle konuştu: “Pestisitin limitlerinin belirlenebilmesi için çiftçilerin denetimi şart. Şu an Çiftçi Kayıt Sistemi’nde böyle bir denetim yok. Laboratuvarlara gönderilen ürünler sürekli geri dönüyor. Daha önceden Tarımsal Danışmanlık Hizmetleri vardı, bu kaldırıldıktan sonra maalesef kontrol mekanizması ortadan kalktı. Kontrol amacıyla bir laboratuvar oluşturmadan bu sorun çözülemez. İlaç bayilerinin de denetim kapsamına alınarak, çiftçilerin kullandığı maddelere bakılması gerekiyor. Kullanılan paketlerin geri dönüşümü de sağlanmalıdır.”
TARİH KONTROLÜ ÖNEMLİ
Adana Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ahencan Tayakısı, tarım ürünlerinin hasat ve kullanım tarihlerine dikkat edilmesi gerektiğine vurgulayarak, “Tarım ürünlerinin son hasat tarihi ile kullanım arasındaki süre dikkate alındığında pestisit kalıntısı olasılığı oldukça düşer. Tarım Bakanlığı, bazı kimyasalların kullanımını ve satışını yasakladığı için mevcut ilaçlarla pestisit kalıntısının çıkma ihtimali yok denecek kadar az. Hasat ve son kullanım tarihine dikkat edildiği takdirde burada sıkıntı yaşanmayacaktır. Sebze tarımında sistemik ilaç kullanımına sıkça rastlanmamakta; kontak etkili ilaçlar tercih edilmektedir. Sistemik ilaç olarak da kalıcı olmayan yeni jenerasyon ürünler kullanılmaktadır.” şeklinde ifade etti.
KİMYASAL KALINTILAR RİSK TAŞIYOR
Gıda Güvenliği Uzmanı Prof. Dr. Özer Ergün, pestisit maruziyetinin kısa ve orta vadede yaratabileceği tehlikelere dikkat çekerek, “Mikrobiyolojik tehlikeler her zaman gıda güvenliği açısından önemlidir; ancak bunlar pişirme ya da dondurma ile giderilebiliyor. Tarım koruma ilaçları gibi kimyasallar gıda üretim sürecinde kalıntı bırakıyor ve bunlar pişirme ya da dondurma ile yok edilemiyor. Pestisitler yaygın bir şekilde kullanılıyor ve bunların belirli bekleme süreleri ve dozları var. Üst düzey maruz kalma durumları zehirlenmelere yol açabiliyor, yüksek dozların ölümcül etkileri vardır. Ancak düşük dozlarda maruz kalma da uzun vadede pek çok sağlık sorununa neden olabilir.” ifadelerini kullandı.
Tüketicilerin yanı sıra çiftçilerin de pestisit zararlarına maruz kaldığı bildiriliyor.
HASTALIKLARA DİKKAT
Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından her yıl güncellenen “Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası” yayınlanarak tarımda karşılaşılan tehlikeleri gözler önüne seriyor. Atlasta, pestisitlerin insan sağlığına ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerine dair detaylı bilgiler sunuluyor. Dünyada her yıl 385 milyon kişinin pestisit zehirlenmesi nedeniyle hastalandığı belirtiliyor. Kanser, Alzheimer, gelişim bozukluğuna bağlı sorunlar ve kısırlık gibi sağlık problemleri pestisit kullanımından kaynaklanıyor. Uzun süre doğrudan pestisite maruz kalan çiftçilerin ciddi risk altında olduğu ifade ediliyor, dünya genelinde yıllık 200 bin kişinin de akut zehirlenme sebebiyle hayatını kaybettiği bildiriliyor.



