Eğilmez: Almanya’daki Durgunluk Türkiye İçin Tehlike Çanları Çalıyor
Almanya’nın ekonomik yavaşlaması, Türkiye için önemli riskler taşıyor. Ekonomist Mahfi Eğilmez, “Almanya, Japonya gibi olur mu?” sorusunu mercek altına alarak, durumun sadece iki ülke arasındaki ilişkilerle sınırlı kalmayacağına dikkat çekti.
Almanya Ekonomisi Neden Zorlanıyor?
Son yıllarda büyüme oranlarının düşüşe geçtiği Almanya, “Avrupa’nın hasta adamı” tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor. Eğilmez, bu durgunluğun arka planında üç ana faktör bulunduğunu belirtiyor:
- Enerji Şoku: Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yükselen maliyetler,
- Sanayi Kaybı: Otomotiv ve makine endüstrisinde Çin ile rekabet ve elektrikli araç dönüşümünün zorlukları,
- Demografik Kriz: Yaşlanan nüfus ve nitelikli iş gücü eksikliği.
Almanya ve Japonya: Benzerlikler ve Farklılıklar
Eğilmez, Almanya ile Japonya arasındaki benzerlikleri vurgularken, her iki ülkenin sanayiye dayalı ihracat yapısına sahip olduğu ve düşük doğurganlık oranlarıyla yüzleştiğini belirtti. Ancak Almanya’nın göç ve Avrupa Birliği (AB) desteği gibi avantajları bulunduğunu da ekledi.
Eğilmez, Almanya’nın en olası senaryosunun sert bir çöküşten ziyade, yıllık %1 civarında ağır bir durgunluk yaşaması olduğunu ifade etti.
Türkiye İçin Tehlike: Ekonomik Yansımalar
Almanya’daki ekonomik duraksamanın Türkiye üzerindeki olumsuz etkileri sadece ticari ilişkilerle sınırlı değil. Eğilmez, bunun Türkiye’nin toplam ihracatının %9’unu (yaklaşık 22 milyar dolar) Almanya’ya yapmasıyla ilgili olduğunu belirtiyor. Türkiye, Almanya ile ticaretinde 6 milyar dolarlık bir dış ticaret fazlası elde ediyor. Almanya’nın daralması, Türkiye’nin döviz girdisini doğrudan etkileyecek.
Eğilmez ayrıca, Almanya’nın AB’nin lokomotifi olduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin toplam ihracatının %40’tan fazlasının AB ülkelerine yapıldığını ve Almanya’nın durmasının tüm Avrupa’yı etkileyerek Türkiye’nin en büyük pazarını kapatma riski taşıdığını vurguladı.
Çözüm Önerileri
Ekonomist Eğilmez, Almanya’nın bu süreçten kurtulabilmesi için göç politikalarını etkinleştirmesi, enerji maliyetlerini düşürecek alternatif kaynaklara yönelmesi ve iç talebi canlandırarak ihracata olan bağımlılığını dengelemesi gerektiğini ifade etti. Bu adımların, hem Almanya hem de Türkiye için hayati önem taşıdığı bir dönemde, her iki ülkenin ekonomik geleceği için kritik rol oynayacağı öngörülüyor.


