Küresel Ekonomide Gerilimler ve Yapay Zeka İyimserliği Bir Arada: Yeni Analizler ve Piyasa Hareketleri
Orta Doğu’daki jeopolitik gerginliklerin dolaylı sonuçları olarak yükselen tahvil faizleri, dünya ekonomileri için önemli bir tehdit oluştururken, yaklaşan bilanço sezonu öncesindeki yapay zeka ve teknoloji sektöründeki iyimserlikler yatırımcıların iştahını artırmaya devam ediyor.
Analistler, yüksek borçlanma maliyetlerinin ekonomik istikrar açısından orta ve uzun vadede tehlike saçmaya devam ettiğine vurgu yapıyor. Ancak yatırımcılar, yapay zeka alanındaki son gelişmeler ve bilanço sezonuna yönelik iyimser tahminlerin etkisiyle bu riskleri geçici olarak göz ardı ediyor gibi görünüyor.
Son olarak, ABD’de açıklanan iş gücü verilerinin piyasaların yavaş yavaş soğumaya başladığını göstermesi, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu ay için şahin duruşunun zayıflamasına neden oldu. Bu durum, yatırımcıların risk alma isteğini artıran bir etken haline geldi. Ayrıca, OpenAI’ın 30 milyar dolarlık finansman turu için Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki yatırım fonları ve BlackRock ile yürüttüğü görüşmeler, yapay zeka alanındaki olumlu tutumu pekiştiriyor.
Yapay zeka bağlantılı şirketlerin hisse senetleri, teknoloji hisselerindeki yükselişin öncüsü oldu. SpaceX’in hisseleri %7,6, Nvidia %2,1, Meta %1,9 ve Microsoft %1,5 değer kazandı.
New York Borsasında Tarihi Ziyaretler
Bu gelişmeler doğrultusunda, New York borsası tarihi kapanışlarla dikkat çekti. S&P 500 endeksine dahil olan 11 sektörden 10’u artış gösterirken, sadece gayrimenkul sektörü gerileme yaşadı. Analistler, ABD’de mortgage faiz oranlarının %7’yi aşmasının gayrimenkul sektöründeki gerilemede etkili olduğunu belirttiler.
Ayrıca, Tedarik Yönetim Enstitüsü’nden gelen verilerin eylül ayında hizmet sektörü PMI’sinin beklentilerin altında kalarak 54,9 seviyesine gerilediği gözlemlendi. Bu durum, sektördeki büyümenin yavaşladığına işaret ediyor. Öte yandan, akaryakıt fiyatlarındaki artış, enflasyon korkularını da beraberinde getiriyor. ABD Başkanı Donald Trump, dizel yakıt üzerindeki federal tüketim vergisini yıl sonuna kadar ertelemeyi de içeren bir kararname imzaladı.
Tahvil Faizleri ve Dolar Üzerindeki Etkiler
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizleri, enflasyon risklerini yansıtarak %5,31’e kadar yükseldi ve günlük dalgalanmalara bağlı olarak %5,33 seviyelerinde işlem gördü. Jeopolitik gerginliklerin artması ve yüksek tahvil faizleri, dolara olan talebin yükselmesine neden oldu. Dolar endeksi günlük %0,2 artışla 102,2 seviyesine ulaştı.
Doların değer kazanması ve yükselen tahvil faizleri, altının ons fiyatını %0,5 düşürerek 4,121 dolara gerilemesine neden oldu. Brent petrolün Aralık vadeli varil fiyatı ise %0,6 artışla 100,9 dolarda işlem görüyor. New York borsasındaki S&P 500 endeksi %0,66, Nasdaq endeksi %1,05 ve Dow Jones %0,18 değer kazandı.
Avrupa ve Asya Pazarları: Karışık Bir Görünüm
Avrupa borsalarında Fransa hariç genel olarak alıcılı bir seyir gözlemlenirken, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) müdahale beklentileri ile borçlanma maliyetleri bir miktar geriledi. Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi %4,85 seviyesine düştü.
Asyada ise, özellikle Güney Kore hariç pozitif bir görünüm mevcut. Japonya’da tahvil faizleri bir miktar gevşese de tekrar artış gösteriyor. Nikkei 225 endeksi %0,9, Hong Kong Hang Seng endeksi %0,6 artış gösterirken, Güney Kore’nin Kospi endeksi %1,2 düştü.
Borsa İstanbul: Alış Ağırlıklı Kapanış
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi %1,42 artışla 12,443.92 puandan kapanırken, yurt içinde yıllık enflasyon eylülde %29,73’e gerileyerek, Kasım 2021’den bu yana ilk kez %30’un altına düşmüş oldu. Analistler, yurt içinde güncel makroekonomik verilerin yanı sıra Almanya’daki fabrika siparişleri ve ABD’deki dış ticaret dengesinin takip edileceğini belirtti.
Bütün bu gelişmeler, finansal piyasalarda belirsizliğin devam ettiğini, ancak yapay zeka ve teknoloji sektöründeki iyimserliğin yatırımcılar için önemli bir fırsat sunduğunu gösteriyor.
