Küresel Kararlılık Filosu, Gazze’ye Doğru İlerlemesini Sürdürüyor
Küresel Kararlılık Filosu, sosyal medya üzerinden son gelişmeleri paylaştı. Yolculuklarının Gazze’ye devam ettiğini bildiren filoda, "Daha önceki filoların durdurulduğu ve saldırıya uğradığı bölgelere yaklaşıyoruz. Şu an 120 deniz mili sınırına yakın bir noktadayız." mesajı verildi.
Açıklamada, "Kimliği belirsiz" gemilerin bazı teknelere yaklaşım gösterdiği ve bir kısmının ışıklarını kapattığı ifade edildi. Katılımcılar, olası müdahalelere karşı güvenlik protokollerini uygulamaya koyduklarını ve bazı gemilerin filodan ayrıldığını duyurdu.
"Yüksek Riskli Bölgeye Girdik"
Daha önce yapılan bir paylaşımda, filonun yüksek alarm durumunda olduğuna dikkat çekildi. "Filomuz üzerinde Sondakihaber hareketliliği artmış durumda. Önümüzdeki saatlerde çeşitli senaryoların gelişebileceğine dair raporlar var." denildi.
Paylaşımlarda, şu anda "yüksek riskli bir bölgeye" girildiği ve bu bölgenin geçmişte filoların saldırıya uğradığı ya da durdurulduğu bir alan olduğu ifade edildi.
"Yayınlar Daha Fazla Engelleniyor"
Filo sözcüsü Wael Naouar, sosyal medya üzerinden son durumu aktardı. Yüksek riskli bölgeye 6 mil girişi yaptıklarını belirten Naouar, Gazze’ye 144 deniz milinin kaldığını ve "Gemilerimizin üzerindeki drone sayısı iki katına çıkmakta. Ayrıca internet ve radyo yayınları engelleniyor. Hangi an müdahaleye maruz kalacağımıza hazırız." dedi.
Can Yelekleriyle Bekleyiş
Filodaki Adagio gemisinde bulunan Türk aktivist Muhammed Salih, sosyal medya paylaşımında filoya 80 kilometre uzaklıkta bir İsrail Donanması gemisinin tespit edildiğini bildirdi. "Bu akşam veya yarın bir saldırı bekliyoruz. Yüksek alarmdayız. Herkes can yeleklerini giydi ve güvertede bekliyor." açıklamasında bulundu.
Küresel Kararlılık Filosu Hakkında
Onlarca gemiden oluşan Küresel Kararlılık Filosu, günlerdir Gazze’ye doğru ilerliyor ve bünyesinde önemli miktarda insani yardım malzemesi barındırıyor. Bu filo, Gazze’ye doğru hareket eden en büyük filo olma özelliği taşıyor. “Sumud” kavramı ise, Filistin halkının direnişini ve topraklarında kalma azmini simgeliyor; zeytin ağacı ve köylü hamile kadın figürleri üzerinden bu kavramı betimliyor.
