Küresel Borsalarda Satış Baskısı Derinleşiyor: Asya’dan Avrupa’ya Yayılıyor
Küresel borsalarda, haftanın ikinci işlem gününde satış baskısı giderek güçleniyor. Asya piyasaları, sabah saatlerinde elde ettiği kazançları geri verirken, ABD ve Avrupa’nın vadeli endeksleri de kayıplar yaşamakta. Bu durum, satışların sadece bölgesel kalmayıp küresel ölçekte bir görünüm kazandığını ortaya koyuyor.
Asya Piyasalarında Satış Dalgası: Japonya Öncülük Ediyor
Japonya’da Nikkei 225 Endeksi, yüzde 1,7’yi aşan düşüşle 68 bin puan seviyesine gerilerken, Hong Kong’daki Hang Seng Endeksi yaklaşık yüzde 0,7, Şanghay Bileşik Endeksi ise yüzde 0,4 değer kaybetti. Avustralya’nın borsa piyasası ise hafif pozitif bir görünüm sergileyerek diğerlerinden ayrıştı.
Güney Kore’deki KOSPI Endeksi, tatil dönüşü ilk işlemlerde yüzde 3’ü aşan bir artış kaydetmesine rağmen, bu kazanımlarını tamamen geri vererek yüzde 0,5’in üzerinde kayıpla kapandı. Böylece Asya’daki sabah saatlerindeki toparlanma kalıcı olmamış oldu. MSCI’nın Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerini izleyen geniş endeksi de erken saatlerdeki yükselişini kaybetti ve yüzde 0,3 geriledi.
ABD Vadelilerinde Hem Düşüş Hem Baskı Var
Asya’da yaşanan satışların yankıları ABD vadeli piyasalarına da yansımakta. S&P 500 vadeli kontratları yaklaşık yüzde 0,25 düşüş gösterirken, Nasdaq 100 vadelilerindeki kayıp yüzde 0,6’yı aşıyor. Dow Jones Sanayi Endeksi vadeli kontratları ise yaklaşık yüzde 0,1 ekside seyrediyor.
Bir önceki seansta da düşüş kaydeden ABD piyasalarının, S&P 500 yüzde 0,52, Dow Jones yüzde 0,51 ve Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 0,32 değer kaybetmesi dikkat çekti. Bu durum, Wall Street’te üst üste iki gün süren bir satış baskısının olabileceğini gündeme getiriyor. Özellikle teknoloji ağırlıklı Nasdaq tarafındaki gerileme, yüksek tahvil faizlerinin büyüme hisselerine olan baskıyı artırdığını gösteriyor.
Avrupa Piyasaları da Ekside Açılışa Hazırlanıyor
Avrupa borsalarında da vadeli kontratlar aşağı yönlü bir açılış sinyali veriyor. Almanya’nın DAX endeksine bağlı vadeli kontratlar yaklaşık yüzde 0,5, Euro Stoxx 50 vadeli kontratları ise yüzde 0,3’ün üzerinde bir düşüş gösteriyor. Fransa’nın CAC 40 vadeli kontratları da yüzde 0,3 gerilerken, İngiltere’de FTSE 100 vadelileri yataya yakın seyrediyor.
Bu yeni satış dalgasının Avrupa açılışına taşınacağına dair sinyaller güçlenmekte. Avrupa piyasaları, enerji maliyetlerindeki artış ve küresel tahvil faizlerindeki hareketin etkilerini dikkatle izliyor olacak. Bankacılık ve enerji hisseleri, yüksek faiz ve petrol fiyatlarından farklı yönlerde etkilenirken, teknoloji ve tüketim hisseleri üzerindeki baskının daha belirgin olması bekleniyor.
Borsaların Geleceği İki Temel Baskı Altında
Küresel borsalarda yaşanan yön değişiminde iki önemli faktör öne çıkıyor. İlki, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin uzatılmaması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin tırmanması. Brent petrol fiyatlarının 91 doların üzerinde kalması, şirketlerin maliyetleri ve enflasyon beklentileri üzerinde baskı yaratabilir.
İkinci önemli etken ise tahvil piyasalarındaki hareketlilik. ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,32’yi aşarak 20 yılın en yüksek seviyesine yükseldi. Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 2,94 ile yaklaşık 30 yılın zirvesine ulaştı. Yükselen tahvil faizleri, hisse senetlerinin cazibesini azaltırken, yüksek değerlemelere sahip teknoloji şirketleri üzerinde daha fazla baskı oluşturabilir. Günün ilerleyen saatlerinde Avrupa borsalarının açılışı ile birlikte ABD vadeli kontratlarındaki gelişmeler, küresel satış baskısının derinleşip derinleşmeyeceğinin önemli göstergeleri olacak.



