İzmir’de Yatırımcı Güvenliği Üzerine Önemli Açıklamalar
İREM CEYLİN DEMİRCAN / İZMİR
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, son günlerde bazı yatırım fonlarına yönelik devam eden tasfiye ve diğer düzenleyici süreçlerin, sermaye piyasalarına duyulan güven açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Özgener, yatırımcı haklarının korunmasının, düzenleyici çerçevenin açık bir şekilde uygulanmasının ve piyasalarda belirsizlik yaratılmaması gerektiğinin altını çizdi. Hukuka aykırı işlemlerden sorumlu tutulan kişilerin, mevzuatın sağladığı imkânlar çerçevesinde kişisel malvarlıklarıyla da sorumlu tutulması gerektiğini ifade eden Özgener, haksız kazançların geri alınarak yatırımcı zararlarının karşılanmasının elzem olduğunu belirtti.
Finansal piyasalarda güvenin ve öngörülebilirliğin korunmasının kritik olduğunu dile getiren Özgener, “Bu süreçlerde yatırımcı haklarının korunması, düzenleyici çerçevenin net bir şekilde uygulanması ve piyasalarda belirsizlik yaratılmaması gerekiyor. Hukuka aykırı işlemlerden elde edilen kazancın ve yatırımcılara verilen zararın, hiç kimsenin yanına kâr kalmayacağını göstermek açısından önem taşıdığını düşünüyorum. Sermaye piyasalarının tasarrufların yatırımlara dönüşümünde, şirketlerin finansmana erişiminin çeşitlendirilmesi ve ekonomik büyümenin desteklenmesinde sağlıklı bir altyapının korunması gereklidir” diye konuştu.
Özgener, dezenflasyon sürecinde sanayinin üretim kapasitesinin korunması ve rekabet gücünün artırılmasına yönelik önerilerinin Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında yer almasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, finansman politikalarında görülen değişimlere de değindi. Genel kredi genişlemesi yerine, finansmanın üretim, ihracat ve somut işletme ihtiyaçlarına göre daha seçici yönlendirilmesini olumlu bulduğunu ifade etti. İhracatçılara yönelik reeskont kredilerinin yanı sıra, katma değerli üretim ve stratejik teknoloji yatırımlarını destekleyen Yeni Teknoloji ve Ar-Ge Kredileri (YTAK) ile KOBİ’lerin de sisteme dahil edilmesine destek verdi.
Uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman kaynaklarına erişimin artırılması gerektiğini vurgulayan Özgener, “Nakit akışı bozulan ancak üretim ve ihracat kapasitesini koruyan firmalar için vergi ve SGK primi gibi kamu yükümlülüklerinde yeniden yapılandırma ve taksitlendirme imkânlarının geliştirilmesi faydalı olacaktır. Ancak desteklerin, verimlilik artışı, teknolojik dönüşüm ve yüksek katma değerli üretime geçişi hızlandırması gerektiğini unutmamalıyız. Yapay zeka ve teknolojik dönüşümle ilgili olarak kendi rekabet avantajlarımızı esas alan özgün bir teknoloji politikası geliştirmeli ve kamu kaynaklarını stratejik alanlarda yoğunlaştırmalıyız. Programın başarısını ise yalnızca açıklanan hedefler üzerinden değil, uygulama performansı ve üretim yapımızda yaratacağı dönüşümle değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı.
