İzmir’de Yağmur Bereketi: 45 Günde Bir Yılın Yağışı Düştü
İzmir’de son 45 günde etkili olan sağanak yağış, geçtiğimiz yıl boyunca kaydedilen yağış miktarına eşdeğer bir seviyeye ulaştı. Bu olağandışı yağışlar, barajlardaki su seviyesini önemli ölçüde yükseltti; toprak suya doygun hale gelirken, yeraltı sularını depolayan akiferlerde de 120 santimetrelik bir artış gözlemlendi.
Yağışlarda Rekor Kırıldı
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de ocak ayı yağış rekorunun kırıldığını belirtti. Şubat ayı itibarıyla da benzer bir durumun söz konusu olduğunu vurgulayan Yaşar, “Şubat ayı ortalaması 100 kilogram olan yağış miktarı, ayın ilk altı gününde 107 kilograma ulaştı. İlk haftanın ardından yoğun yağışlar devam etti ve yılın ilk 45 günü, geçen yılın toplamını geride bıraktı. Bu, olağanüstü bir yağış durumu” dedi.
Yağışların etkisiyle akiferlerde su seviyesinin arttığını belirten Prof. Dr. Yaşar, Tahtalı Barajı çevresindeki karstik bölgelere de önemli miktarda su ulaştığını belirtti. Bu yeraltı barajları, akiferleri besleyerek su kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılmasına yardımcı oluyor.
Yeraltı Suları “Stratejik Rezerv”
Yeraltı sularındaki artış olumlu bir gelişme olsa da, Prof. Dr. Yaşar, mevcut durumun yetersiz olduğunu vurguladı. “Alt akiferlerdeki su seviyeleri kritik bir durumdadır. Sarıkız kuyularındaki akifer tükendiği için yeni sondaj çalışmalarına başlamak zorunda kaldık,” ifadesini kullandı. Derin akiferlere inme ihtiyacı, su seviyesinin daha da derinliklere inmeye zorlanması anlamına geliyor.
Karstik bölgelerin yeraltı barajı işlevi görmesinin su ihtiyacının karşılanmasında büyük fayda sağladığını belirten Yaşar, ancak bu duruma güvenmenin yeterli olmadığını, yeraltı sularının stratejik bir rezerv olarak korunması gerektiğini belirtti. “Yeraltına sızan su miktarı yıllık bazda kesin olarak hesaplanmalı ve sistemden en fazla bu miktarda su çekilecek şekilde planlama yapılmalıdır. Aksi halde, sürdürülebilir bir sistem oluşamaz,” dedi.
Sonuç olarak, İzmir’deki yağışlar şehrin su kaynakları için umut verici bir durum yaratırken, yeraltı sularının yönetimi konusundaki hassasiyeti artırmak gerektiği vurgulanıyor.
